Anne
Bana düğün için gerdanlıklardan oluşan bir miras değil,
darağacına baş eğmeyen dimdik bir
boyun bıraktın.
Yüzüm için işlemeli bir peçe değil;
genç kızlarının gözlerindeki şahin keskinliğini,
erkeklerimizin kemerlerindeki hançerler...
Nicholas, oğlum, içeri gel.
Neredeydin Nicholas, neden ölü oyuncağını
sürükleyip duruyorsun?
Nicholas, oğlum, gel içeri.
Gel, bana nerede olduğunu
ve yıldızın parmaklarının arasından nasıl kayıp gittiğini anlat.
Eski bez karyolan...
Kanepe kırmızı mıydı?Valiz evet denizaşırı valizbir tekne gibi duruyordu oradaAmerika'ya hazır.Bayrak, valiz, kitaplaryerli yerinde. Gidişöylesine ansızın ama zorunluve sonradan görüldüğü gibisonsuzluğa. Şimdi sen ölüsün.
Leningrad'da...
Ey sevgili, Süleymân’a söyle; kervanımızın yol göstericisiKafileyi Hauran'ın cennetlerinden başka yollara çevirdi.
Orada bıraktığımız bir özlem var ki bizi hiç terk etmiyor.Yolunu oraya düşür; belki...