Eller ve imdat
Balkonda yapılmış ağıtlara katılan kediler
Hep bir ağızdan ölmeliyiz
Bikinilerimizi giyip balıklama
Uzun boylu seksi apartmanlardan atlayarak
Uykumda lekekerini sildiğim melekler haberiniz olsun
Her şey bana yaptırılıyor...
nereden çıkacağın belli olmuyor
beyazperdede anlayışlı bir karakterin düşünceli bakışlarında
bir country albümünde, okyanusun ortasında
aynada, yorgun değilsem, yüzüm gülüyorsa
beni kovalayan akrabalar suretimi bir saniyeliğine yakaladığında
mutfak tezgahına...
Doktor bana bunun “küçük bir prosedür” olduğunu söylediğinde, yüzündeki ifade sanki kelimeleri değil de başka birinin hayatını anlatıyordu. Masanın üzerindeki dosyaya bakarken konuşuyor, gözleri...
Bu hükümet
Kavuklunun yanında
Pişekâra sahne vermiyor,
Onu anladık.
Nasrettin Hoca'ya
Kayyum atıyor,
Onu da anladık.
Ama bu hükümet
Ferman çıkarmış,
Keloğlan'ı
Saray zindanına attırıyor.
Bu şiir, Cemal Süreya'nın Hükümet şiirinin hiperteksti olarak güncel bağlama...
“O yaz ilk defa, bazı pencerelerin içeri değil dışarı da
açılabildiğini öğrendim.”
Tünekler
Birinci tünek:
Bir pencere dışarı açılırsa. Biz dışarıda mı kalanız?
Kuşların işitmediğini mi sandık?
Bizim işitmediğimizi...