“hoş senin de bir varoluş sebebin var
yakından uzaktan alakam olsa mutluyum”
“Laleler Beyaz” Sakin
yarını beklediğinden kedileri kaçırdın
o son keki yediğinden
kalbini yere serdiğin
o yolu tekrar...
Eve geçmeden evvel annemle babamı görmek istedim. Salona girdiğimde yan yana kanepeye çökmüş, sırayla isim sayarken buldum onları.
“Şerife, Hamit, Mehmet…”
Bir süre kapıda öylece dikilip...
Bir haslet buldum
Yerle bir oldu dünya
Bilmem var mıdır
beni bu acınası delikten çıkaracak
bir güç
bir kara büyü ya da
Oldu.
Elimin tersiyle ittiğim her neyse
ağzıma dolarken
bir parmağın yeri
öbür...
Eyüplü Kuru Vedat’a…
(Suç normal değildir ve normalleştirilemez. Ama gerçektir ve gerçekleşebilir.)
Bu kırık, bu yazık akıbetimi bilebilsem
uzak dururdum,
delirtici gençlik sevmelerinden.
Manadan kaçık, hataya sırnaşık, körcahil ve...
Haftalar sonra ilk kez adımladım bu sokakları... Gökyüzü, üzerimize çöken kurşuni bir griye kilitlenmişti. Mavi üniformalı bekçilerin devriye gezdiği bu sokaklara adımımı attığım andan...