Yunanistan Sineması Günleri 2025: İstanbul’da 1990’lar Yunan Sineması Retrospektifi

Yunanistan Sineması Günleri, 2–7 Aralık 2025 tarihleri arasında Pera Müzesi ev sahipliğinde dördüncü kez sinemaseverlerle buluşuyor. Etkinlik, bu yıl özellikle 1990’lar dönemine odaklanan kapsamlı bir retrospektif ve çağdaş kısa film seçkisi sunuyor.

📽️ Program & Öne Çıkan Filmler

  • Açılış: It’s a Long Road (1998) — Yönetmen Pantelis Voulgaris

  • Kapanış: The Suspended Step of the Stork (1991) — Yönetmen Theo Angelopoulos

    • Bu film; şiirsel anlatımı, güçlü sinematografisi ve besteci Eleni Karaindrou’nun imzasını taşıyan müzikleriyle dönemin en etkileyici yapımlarından kabul ediliyor.

Etkinlik boyunca toplam 13 uzun metraj film gösterilecek; bunlar arasında “Balkanizatör”, “Bir Devrin Sonu”, “Haykırış”, “Jaguar”, “Kayıp Geceler”, “Moskova Radyosu”, “Eyyamıbahur Yılları”, “Okyanusta Bir Damla”, “Fanuropita”, “Wyoming’de Bir İbibik Kuşu” gibi 1990’ların dikkat çeken eserleri yer alıyor.

Ayrıca, çağdaş dönemden seçilmiş iki kısa film seçkisi ve gösterim dışında bir de kısa film yarışması programda — bu yıl ilk kez düzenlenen yarışmada toplam 75 Yunan yapımı kısa film değerlendirilecek.

🎤 Ustalık Sınıfları ve Söyleşiler

  • 7 Aralık’ta, gösterimi yapılacak Waiting for the Clouds filminin ardından yönetmen Yeşim Ustaoğlu ve senarist-yazar Petros Markaris ortak bir ustalık sınıfı ve söyleşi gerçekleştirecek.

  • 6 Aralık’ta ise yönetmen Dimitris Indares, “Sinema: Anlatıda Israr Etmek – Dünyanın Tutarlılığını Korumak” başlıklı bir ustalık sınıfı verecek. Bu etkinlik, anlatının gücüne ve sinemanın dünyayı anlamlandırmadaki rolüne dair derin bir tartışma vadediyor.

  • 5 Aralık’ta düzenlenecek söyleşide ise Drama Uluslararası Kısa Film Festivali programcısı Vasileios Terzopoulos, genç filmciler ve kısa film meraklıları için deneyim paylaşımında bulunacak.

✨ Neden Bu Program Önemli?

  • 1990’lar, Yunan sinemasında yeni arayışların, kimlik/sosyo-politik sorgulamaların ve özgün sinema dili arayışlarının yoğun olduğu bir dönemdi. Bu seçki, dönemin ruhunu, çeşitliliğini ve estetik arayışlarını İstanbul izleyicisine taşıma fırsatı sunuyor.

  • Üstelik program tamamen ücretsiz: Katılım için rezervasyon gerekmiyor; ilk gelen ilk izler mantığıyla çalışıyor.

  • Sadece film gösterimi değil — ustalık sınıfları ve söyleşiler sayesinde hem sinemasever hem de film yapımına ilgi duyanlar için öğrenme ve ilham alma ortamı yaratılıyor.

🗓️ Program Takvimi

En Yeniler

Akira Kurosawa Sinemasında: Rashomon’un Aynasından Hakikat Arayışı

Akira Kurosawa, sadece Japon sinemasının değil, dünya sinema tarihinin...

Evin Yokluğuna Dair Birkaç Delil – Gül Ebrar Ataş

“Anlam belirli bir gösterene iliştirilmiş bir kavram değil, gösterenlerin...

Salyangoz Haiku Dergisi’nin, 2. Sayısı Okurla Buluştu

Basın Bülteninden İlgiyle karşılanan ilk sayımızın ardından, ikinci sayımız biraz...

Bilgehan Tuğrul’un Yeni Öykü Kitabı “Zenciler Iskalanmaz” Edebi Şeyler Tarafından Yayımlandı

Bilgehan Tuğrul’un ikinci öykü kitabı Zenciler Iskalanmaz, fantastik ile...

Fraksiyonum Yok Frak Giyiniyorum Bir De Tuzak Oldu Mu Çok Severim Hemen Atlarım – Berşan Koca

eşber hem kör hem acilci ve ben artık kusura bakıyorum bu...

Christopher Nolan’ın The Odyssey’si: Homeros’un Dünyasının Sanat Tarihi Açısından Yeniden İnşası

Christopher Nolan’ın The Odyssey’si üzerine düşünürken benim için filmin...

Benzer İçerikler

Alman Taşrasında Türkçe Şarkılar: Christian Petzold’un “Jerichow” Filmini Yeniden Okumak

Christian Petzold'un 2008 yapımı Jerichow filmi, ilk bakışta James M. Cain'in The Postman Always Rings Twice (Postacı Kapıyı İki Kere Çalar) romanının modern bir...

Kirazın Tadı: Israr Etme Kardeşim Öldüm De Geldim!

Galaksinin en güzel kirazını sabahın beşinde ağzına atıp merdivenin başına çıkmak, kısa süreliğine harika bir duygudur. Sabah dokuzdan sonra kızışacak kiraz pazarını düşünüp keyif...

Deniz Göktaş neyi başardı?

Özlem Sagon       Komedyen Deniz Göktaş, Ölü Deniz gösterisini Youtube’a yükledikten kısa süre sonra milyonlarca izlenme sayısına ulaştı. Bu sırada gösteriyi izleyen herkesin aklına aynı soru...