eşber hem kör hem acilci ve ben
artık kusura bakıyorum
bu kez karagöz öldürsün diye hacivatı
ve pir bana gelsin – bilyelerimden tutsun
ki meryem ana artık bakire değil
bunu sen de biliyorsun
havari bilyemi yutuyor – mızıkçılık yapıyor
ağzını kuşlara açıyor metropol
aşkım yüzünü kapatıyor ve ben
tazeyim kan fışkırıyorum
rağmen cümle kuruyorum başıma ne gelse
satanbul tragedyası manşetlerde:
tren muşambası = sidik korkusu
allah var! allah var! allah var!
nurdağı’nda pişmaniyeler yenildiğinden hayla’
ki tuğ’la herhangi bir başlık atılabilir bana kalsa
abdülmecid Şehsuvar’ı karşısına alırsa
o zaman görün meme ucunu ve sivilceyi
çünkü şehir kendisini benimle tanımlıyor
aşkım, şiir; gariptir! diyerek başlıyor
cumhuriyet orucunu beyaz sarayda açarsa
hemen telefon açıyorum punduna gelmemek için
söylüyorum: andınızdan geçiyorum vaz
aslında ben her şeyhten geçiyorum vaz – ama
aşkım senden geçebilmek biraz göt istiyor
belarus’lu flörtüm izin verirse haymana’da
metal beş liralarla kardiyo yapacağız tamam mı
o zaman benim de senden geçebilecek bir götüm olabilir
sonra broşürler zorla okutulabilir proleterlere
ve ordunun toplanma noktasında bulaşıyorum sana
G a y r ı çekildim. Tuğ’la çekildim. Tuğumu,
beni anlaması gereken herkesten saklıyorum şimdilik
Askerlerim üzülmesin.
Rabbim denizimi çöldüğünde bir savaşa yeniden,
daha gür başlayacağız.
Öyle bir başlık atacağız ki ben ve rabbimin kulları;
rahmi son kez parçalayacağız.
başlık: fraksiyonum yok frak giyiniyorum bla bla
tuzak: eğer seni kürdistan özür dilerim