Evgeniy Abdullayev – Ocak Dörtlükleri

1

Tanrıların savaşı sona erdi. Yalnız ölülere
kaldı ölülerin arasında hareket etmek
ve onların çınlayan bedenlerini
cam şişeler gibi toplamak.

2

Sabah savaş alanına çıkarsın
ve beyazı solursun. Yalnızca kuşlar.
Ama onlar sayılmaz. Sen de. Ama sen —
hele hiç.

3

Kış, semt hastanesine benziyor.
Aynı koku, renk, ayak sesleri.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Başının taşını — dibe.

4

Tanrıların savaşı sona erdi. Skor
2:1. Berabere.
Sessizliğe çıkarsın — çatıda
terlemiş bir kardan adam.

5

Tabanlar kayar. Düşer
göklerin parçaları. Tak. Tak. Bir çocuk
burnunu ve dudaklarını cama
yapıştırıp ezer. Tıpkı dedesi.

6

Savaş alanında kadınlar, evsizler.
Ağızlar tüter. Tramvay
bir bardak su gibi geçer,
duraklarda suyu sıçratarak.

7

Paltonun içinde çıplak bedeninle duruyorsun.
Bak, tuz saçıyorlar.
Son düşenleri dün götürdüler. Akşam,
pulları seyretme akşamı. Yastığın içinden gelen kahkaha.

8

Dünyanın biçimi
bir plak gibi. Koyarsın
otuz üç ağır döngüye:
Kıııııışşşşş…

9

Çocuk kar tanelerini diliyle yakalıyor.
Tanrıların savaşı sona erdi. Mısır’da
sessizlikten dalgalar durdu.
Neden. Boş göksel pul albümü.

10

Avrupa’ya açılan bir pencere gibi nefesle buğulanmış,
ocak gri dereotuyla kaplanmış.
Avluda, ayazda, dokunarak
alacakaranlığa dek kafiye beklersin. İçeri girersin.

11

Tanrıların savaşı sona erdi. Kız kardeşler, teyzeler-oli,
kar küreme işinin gürültüsü altında
tuz ekiyorlar — gecenin güzellerinin, ıhlamur çayının tohumlarını.
Son kardan adam kadının üzerine tırmanıyor,
kadın dayanıyor, “nasıl olsa eriyeceksin, aptal,”
diye bağırıyorum: yapma!

12

İşte bir gün daha geçti.

 



Январские катрены

1

Война богов окончена. Лишь мёртвым
осталось двигаться средь мертвецов
и собирать их звонкие тела,
как стеклотару.

2

Выйдешь с утра на поле боя
и дышишь белым. Только птицы.
Но они не в счёт. И ты. Но ты —
тем более.

3

Зима похожа на районную больницу.
Такой же запах, цвет, шаги.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Камень головы — на дно.

4

Война богов окончена. Счёт
2:1. Ничья.
Выйдешь в тишину — на крыше
вспотевший снеговик.

5

Скользят подошвы. Падают
осколки небожителей. Тук. Тук. Ребёнок
расплющил нос в стекло и губы.
Вылитый дед.

6

На поле боя женщины, бомжи.
Дымятся рты. Трамвай
проносит, как стакан с водой,
расплёскивая на остановках.

7

Стоишь в пальто на босо тело.
Гляди, разбрасывают соль.
Последних павших увезли вчера. Вечер
разглядыванья марок. Смех сквозь подушку.

8

Земля имеет форму
винилового диска. Ставишь
на тридцать три тягучих оборота:
Зиииимммааа…

9

Ребёнок ловит языком снежинки.
Война богов окончена. В Египте
от тишины остановились волны.
Зачем. Пуст небесный кляссер.

10

Надышан, как окно в Европу,
январь оброс седым укропом.
На ощупь во дворе в морозы
до сумерек ждёшь рифму. Заходишь.

11

Война богов окончена. Сёстры, тёти-оли
под шум снегоуборочной страды
сеют соль — семена ночных красавиц, липового чая.
Последний снежный человек лезет на женщину,
она терпит, «всё равно растает, дурак»,
кричу: не надо!

12

Вот и ещё день прошёл.


Evgeniy Abdullayev, 19 Nisan 1971’de Özbekistan’ın Namangan şehrinde doğan Rus şair, yazar ve eleştirmendir. Özbekistan’da yaşayan Abdullayev, eleştiri yazılarını kendi adıyla, şiir ve düzyazı çalışmalarını ise Suhbat Aflatuni mahlasıyla yayımlar. Çocukluğu Namangan’da geçen yazar, 1978’den itibaren Taşkent’te yaşamaktadır.

Abdullayev, 1993 yılında Taşkent Devlet Üniversitesi’nin (günümüzde Özbekistan Millî Üniversitesi) Felsefe Fakültesinden mezun oldu. Edebî çalışmalarının yanı sıra eleştiri ve kültür yazıları da kaleme alan Abdullayev’in yazıları Arion, Halkların Dostluğu, Şark Yıldızı, Bayrak, Kudüs Dergisi, Gençlik ve Ekim gibi dergilerde yayımlandı. Ayrıca Taşkent-Moskova arasında yayımlanan Küçük İpek Yolu almanaklarında ve New York-Moskova merkezli Interpoeziya yayınında da eserleri yer aldı.

Şiir ve düzyazılarını ağırlıklı olarak Suhbat Aflatuni adıyla yayımlayan Abdullayev’in edebî üretiminde şiir kitapları önemli bir yer tutar. Romans ve Eskizler (2003), Kesilmiş Kulaklı Manzara (2008), +39 (2011), Azize İtaat (2015) ve Karınca Padişahı (2016) kaynaklarda adı geçen şiir kitapları arasındadır. Yazarın Taşkent Romanı adlı eseri ise 2006 yılında Amfora Yayınları tarafından Sankt-Peterburg’da yayımlanmıştır.

Abdullayev’in eserleri yalnızca Özbekistan’daki Rusça edebiyat çevrelerinde değil, Rusya merkezli önemli edebiyat dergilerinde de yayımlanmıştır. Arion, Znamya, Novıy Mir ve Drujba Narodov gibi dergilerde şiirleri, düzyazıları ve üzerine yazılmış değerlendirmeler yer almıştır. Özellikle Taşkent Romanı, Abdullayev’in Taşkent’teki çok kültürlü ve çok dilli hayatla kurduğu edebî ilişkinin öne çıkan örneklerinden biri olarak değerlendirilmiştir.

Edebî çalışmalarının yanı sıra çeşitli ödüllere de layık görülen Abdullayev, Ekim dergisinin 2004-2006 yılları arasındaki ödülünün, Rusya Ödülü’nün (2005) ve Triumf Gençlik Ödülü’nün (2006) sahibi olmuştur. 2006 yılından itibaren ise Şark Yıldızı ve Halkların Dostluğu dergilerinin yayın kurullarında görev almaktadır.

Abdullayev’in edebî kimliği, Özbekistan’da yaşayan Rusça yazan bir şair ve yazar olmasının yanı sıra, farklı kültürler ve diller arasındaki ilişkileri eserlerinin merkezine taşımasıyla dikkat çeker. Suhbat Aflatuni mahlasıyla yayımladığı şiir ve düzyazılarında Taşkent’in kültürel atmosferi, Rus dili, Doğu-Batı ilişkileri ve çok kültürlü yaşam gibi temalar öne çıkar.

En Yeniler

İBB’den Mahmud Derviş Anısına “Filistin Şiir Akşamı”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, vefatının yıl dönümünde Filistin direnişinin sembol...

Abrazyon – Gamze Altuntaş

Julio Cortázar – Le Dôme

evrensel kusurluluk kuşkusuna katkıda bulunur bana kalıt bıraktığın o kırılgan...

Krzysztof Kieślowski ve Dekalog: Ahlak, Vicdan ve İnsan Üzerine Bir Sinema Okuması

Krzysztof Kieślowski, 1941 yılında Varşova'da ekonomik zorluklar içinde yaşayan...

Ali Özgür Özkarcı’dan Elliler Kuşağına Yeni Bir Bakış: Elliler Apartmanı Raflarda

Türkçe edebiyatın modernleşme serüveninde önemli bir kırılma noktası olarak...

Bir Vedaya Hazırlık – Ekin Şara Özden

Günler sonra dışarıdaydım. Güneş, yakıcı sıcaklığıyla tepedeydi. Apartmandan dışarı...

Benzer İçerikler

Galal el-Behairy – Doğum Günüm

Yarısı geçti, Yarısı öldü. Yarısı sessizce kayıp gitti parmaklarımın arasından, Dokunduğumu bile hissetmeden, Soluyamadan. Yarısı geçti. Geride bir seraptan başka bir şey kalmadı Bedenin içindeki ruhun aynasında, Beni ağır ağır yutan bir...

Mónica Ojeda – Maskeler #1

Yüzüm sarsak, köhne bir sütundur; korkunun hızında bir fıtık ki beni sessizliğin en güzel böceklerini bile öldürmeye iter. Çoğaltırlar onlar hiçliğin gürültüsünü yüzümün parçaları üzerinde. Yüz, görünmezin inşasında...

Cristina Peri Rossi – Eksiklik

Kimi insanlar eksikliklerine bir isim verir. Kiminin eksiği Antônio'dur ya da Cecília, Afrika'ya bir yolculuk, bir milyon Uruguay pesosu, deniz kıyısında küçücük bir ev, bir sevgili, piyangodan çıkacak talih, iş yerinde alınacak terfi. Bizse...