Bir Ornitoloğun Kuşlara İhtimam Çağrısı: Nihat Özdal’ın “Ornitolog”u* – Anita Sezgener

“O yaz ilk defa, bazı pencerelerin içeri değil dışarı da
açılabildiğini öğrendim.”

Tünekler

Birinci tünek:

Bir pencere dışarı açılırsa. Biz dışarıda mı kalanız?
Kuşların işitmediğini mi sandık?
Bizim işitmediğimizi onlar çoğu kez.
Upuygun karşılaşmalarda serin kalırız.
Bizi merak eder mi kuşlar titrediklerinde?

İkinci tünek:

Tünekle oyuk arasındaki farkta. Bir loşluk.
Yüzeydeki çökük kısımlarda. Biriken arzu.
Tüneğe konan kuşlarda. Eşik.
Geçicilikte.

Üçüncü tünek:

Tuz çiçeklenince. Ağırlık merkezinden şaşar.
Zaman sıvalanır. Kuşların eşliğinde.
Sis kalkınca gitmek olur. Bir vadinin içinden.
Sese tırmanır bir boşlukta tüyler.
Bir işaretin izi. Dünyanın varlığı. İm koymuş.
Oraya kuşlar.

Dördüncü tünek

Bir ornitolog gözünü açık tuttuğunda.
Bir esneme hareketi.
Bir yuvayı meraktan alçı.
Sis bir kuşa ne yapar?
Eller açıkta kalmayınca.

Beşinci tünek

“Bir güvercinliğin içine girdim. İç mekân tek odalıydı
Ama içine gökyüzünü sığdıracak kadar derindi.”

Anlamı taşır. Yarık.
Dokununca havanın karnına.
Gölgede gezer
Kanatları olan kuş Hüma.
Bilmediğimiz ne varsa.
Belki sadece susmalıyız.
En konuşmadan sonra
Alınlıklı bir kuş olur çocuk.
Masadaki kısa tüydense.

Altıncı tünek

“İnsan, her şeyi ölçmeye, kataloglamaya, yönlendirmeye çalışıyor.
Ama kuşların hafızası ve yön bulma yetisi, bizim algoritmalarımızın ötesinde
bir dünyaya ait. Onlar hatırlıyor; biz hesaplıyoruz.”

Bir an var bir anı kovalayınca çakan.
Bir başkasını açıkta unutmaz ki kuş
Sürekli bir göğün altı yarılan.
Sınır olur şehirler çipli halkalarda.
Bir haritanın epistemolojisinin
Yerine geçer bir kuşun hafızası.
Alçalır ve konar.

Yedinci tünek

“Birçok kuş türü başta serçeler, ispinozlar ve evet, baştankaralar
ölmeden önce içe çöker.”

Bir çekilme.
Bir göç.
Algısında bir ornitoloğun.
Hafızaya bitişince bir dalma
Ölüm gelir.
Bir kuş bir uzağı unutmaz.

Sekizinci tünek

“Kuş pencerelerinin ölçüleri odanın büyüklüğüne göre değişmektedir.”

Avuç içi.
Kuşların yuva yaptığı pencereler kulpsuz.
Nasıl ışık alırsa bir oda
Öyle havalandırılır.
Kuş sesiyle.
Bir boşlukta.

Dokuzuncu tünek

Mor Petrus kilisesi.
Kuşların çeşitliliği.
Üzümlenmek için kederle sevincin ardışıklığı.
Mezopotamya göğü.

Onuncu tünek

“taklacı güvercinin 10 özelliği:”

Uçuş ve gezim, gelim ve dalış, yere giriş, taban taklası, sefer süresi ve biçimi,
takla sayısı, seferin sonu, kümese bağlılık, iniş perdahı, soy ve süreklilik

Taklalı, perdahlı inen
Bir güvercin.
Makbul sayılır.
Bir kuş açıklığıyla konuşunca
Duyar oluruz birbirimizi.
Bir yıldız düzenindeki etkiyle
Oyulur taş.

On birinci tünek

Taşların sıcağında
Kuşların boşluğu sevmesi.
Guadalquivir Havzası’nda bir Aquila adalberti
Havanın bir ağırlığı
Her kanat vuruşunda.

On ikinci tünek

“bir kuşa bakmanın, bir kuşu anlamanın kaç yolu var?”

Kuşların boşluğu sevmesi gibi
Badem ağaçları
Saksağanlar olmasa olgunlaşamayacak meyveler.
Salkımlarda kuş ısırıkları.
Korunan sessizlik.
Hep uzaktan. Yakınlaşmadan.
Göçmen bir kuşun itirazında.

On üçüncü tünek

Yırtıcıların varlığında ötücü kuşlar.
Yakınlık zamanın hangi boynu
Toprağın yüzü güvercinlerden görünmezken?

“yakınlıkların da arkeolojisi vardır.”

Tünek tümsekleşince.
Bir kuş mimarisi.

 

*Yazıdaki tüm alıntılar için: Ornitolog, Nihat Özdal, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2026
Fotoğraflar Nihat Özdal’ın kendisine aittir.

 

 

En Yeniler

Iryna Shuvalova – Konuşma

konuşmak artık el yordamıyla gerçekleşiyor geceleyin böğürtlen toplar gibi bahçenin sınırları silinirken karanlığın...

Nalan Kurunç’un Yeni Kitabı “Cin Makası” Unutuş Yayınları Etiketiyle Yayımlandı

“Hangi ağızdan içeri sokulur yurttaşlık, bir sesi de cezbederek?” Cin...

Ara Güler Arşivinden Fotoğraflar “Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” Sergisi İzmir Kültürpark’ta

Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi koleksiyonundan seçili fotoğraflar,...

Son Söz – Zafer Yalçınpınar

yavaş yavaş hatırlayamayacağız ________tarihin büyük döngüsünü ve son bir kez -belki...

Beril Uygun’dan Kendi Karanlığına Açılan Bir Şiir: Toyluk Mahsulleri

Henüz on dokuz yaşında olan Beril Uygun’un ilk şiir...

Bir Çürüğün Savunması – Kadir Erdem

Onlarca gırtlağın başdüşmanı azı dişlerimi Şimdi satılığa çıkartıyorum. Buna nasıl ve...

Benzer İçerikler

Son Söz – Zafer Yalçınpınar

yavaş yavaş hatırlayamayacağız ________tarihin büyük döngüsünü ve son bir kez -belki de ilk kez- dünya yenileyemeyecek kendini özünün son sözünü söylemeyerek ____tek bir âna dönüştürecek zaman _______toprağın çürümesini başlayacak sonrasız veya ufuksuz sessizliğinde ______geleceğin ____________ölümü çünkü akıl...

Bir Çürüğün Savunması – Kadir Erdem

Onlarca gırtlağın başdüşmanı azı dişlerimi Şimdi satılığa çıkartıyorum. Buna nasıl ve ne kadar sevinmeliyim? İçimde birbirinden farklı binbir delik Artık ben de Gönül rahatlığıyla üşütebiliyorum. Dişlerim hele bir zangırdasın karartılar etlerle...

Evin Yokluğuna Dair Birkaç Delil – Gül Ebrar Ataş

“Anlam belirli bir gösterene iliştirilmiş bir kavram değil, gösterenlerin potansiyel olarak sonsuz oyununun ürünüdür. (…) Gösterenler sürekli olarak gösterilenlere, gösterilenler ise gösterenlere dönüşürler ve...