Beril Uygun’dan Kendi Karanlığına Açılan Bir Şiir: Toyluk Mahsulleri

Henüz on dokuz yaşında olan Beril Uygun’un ilk şiir kitabı Toyluk Mahsulleri, gençliğin kendine özgü tereddütlerini, öfkesini, yasını ve karanlığını alışıldık bir “ilk kitap” naifliğiyle değil; mitoloji, felsefe, nöropsikoloji ve avangart bir şiir kurgusuyla karşılıyor. Haziran 2026’da Lando Yayınları tarafından yayımlanan kitap, beş bölüm boyunca okurunu pembe bir başlangıçtan yeraltının karanlık dehlizlerine uzanan çok katmanlı bir iç yolculuğa çıkarıyor.

dejarme ya da ehrami servi ile başlayan bu yolculuk, okuru kendi kuyusuna inmeye çağırıyor. Ardından Kabrin üzerine yatmış yapraklar ile ölüm, yas ve kabullenişin sessizliğine; “son 1”i doldurmadıklarım ile tamamlanmamışlığın, eksikliğin ve zihinsel yolculuklar arasına geçiliyor. Dördüncü bölüm, yeraltında egSiZtansiyalist (minör nihilist) otantisite, kendi içinde “yeraltında varoluşçu terapi”den “van kedisinin rektörlük yaptığı üniversitede nöro-melaninsiz ‘s’nin evcil hayvanı ‘saniyelik alpha’”ya uzanan parçalı ve deneysel yapısıyla kitabın düşünsel damarını belirginleştiriyor. Son bölüm erkekleri yiyen yamyam -cazı karı nasıl yakılır bir tüzük- ise bastırılmış dişil öfkenin şiirsel bir isyana dönüşmesiyle kitabı sert bir finalle kapatıyor.

Bu beş bölüm, birbirinden bağımsız şiir kümelerinden çok, parçaları bir araya geldikçe anlam kazanan bir hikâyenin durakları gibi işliyor. Toyluk Mahsulleri, yasın farklı evrelerini yalnızca duygusal bir deneyim olarak değil, zihnin, bedenin ve dilin birlikte geçirdiği bir dönüşüm olarak ele alıyor. Bu nedenle kitapta mitolojik göndermelerle nöropsikolojik kavramlar, felsefi sorgulamalarla gündelik dil, mizahla karanlık imgeler yan yana gelebiliyor. Uygun’un şiirinde bilimsel terminoloji de yalnızca bir bilgi alanı olarak değil, insanın kendisini ve kendi karanlığını anlamlandırma çabasının bir parçası olarak kullanılıyor.

Beril Uygun’un şiirinin dikkat çekici taraflarından biri de “toy”luğunu saklamaması. Aksine kitap, adını taşıdığı toyluğu bir eksiklikten ziyade üretim alanına dönüştürüyor. Toyluk Mahsulleri bu anlamda yalnızca genç bir şairin ilk kitabı değil; gençliğin dünyaya, ölüme, bedene, cinsiyete ve kendisine bakarken ürettiği düşünsel ve duygusal mahsullerin bir toplamı. Şair, şiiri zaman zaman bir laboratuvara, zaman zaman bir terapi odasına, zaman zaman da bir infaz alanına dönüştürüyor.

Uygun’un edebiyatla kurduğu ilişki de kitabın bu çok katmanlı yapısını destekliyor. Daha on iki yaşında bir şiir yarışmasında birincilik elde eden şair, sonraki yıllarda çeşitli şiir ve öykü yarışmalarında dereceler aldı; şiir ve öyküleri farklı yayınlarda yer aldı. Magna Carta (tanrı) adlı şiiri Mart 2026’da Varlık’ta yayımlandı. Şiir ve öykünün yanı sıra gazetecilik ve editörlük çalışmaları da yürüten Uygun, nöropsikoloji alanındaki çalışmalarıyla edebiyat arasında kendine özgü bir bağ kuruyor. Bu nedenle Toyluk Mahsulleri, şairin yalnızca edebi birikiminin değil, farklı disiplinlerle kurduğu ilişkinin de ilk kapsamlı karşılığı olarak okunabilir.

Yine de kitabı yalnızca genç bir şairin etkileyici biyografisinin devamı olarak görmek haksızlık olur. Toyluk Mahsulleri kendi başına, okurdan alışılmış şiir okuma biçimlerini bir kenara bırakmasını isteyen deneysel bir metin. Şiir burada açıklamak yerine çağrışım yaratıyor; kimi yerde bir kavramı parçalayarak, kimi yerde sözcükleri beklenmedik biçimlerde yan yana getirerek, kimi yerde de mizahı karanlığın içine sokarak ilerliyor.

Beril Uygun’un ilk kitabı, adının vaat ettiği gibi bir “mahsul”: henüz tamamlanmamış, yer yer ham, yer yer taşkın; fakat tam da bu nedenle canlı. Okuru güvenli bir şiir bahçesinde dolaştırmak yerine kendi kuyusuna, kendi yeraltına ve kendi karanlığına bakmaya davet ediyor. Toyluk Mahsulleri, genç bir şairin “toy”luğunu aşmaya çalıştığı değil, onu şiirin üretken ve tehlikeli bir malzemesine dönüştürdüğü bir ilk kitap.

En Yeniler

Kiraz Ağacının Gölgesindeki Yas – Ceren Yakıcı

Haftalar sonra ilk kez adımladım bu sokakları... Gökyüzü, üzerimize...

Ece Ayhan – Öküz’lemeler

Ön Açıklama: Bu metin 2004 yılında "Sel Yayıncılık" tarafından...

36. Akbank Caz Festivali 26 Eylül-11 Ekim Tarihleri Arasında Gerçekleşecek

kbank Sanat ve BKM iş birliğiyle düzenlenen 36. Akbank...

Deniz Schwarzwald‘ın Yeni Şiir Kitabı “achtung.achtung” Matruşka Yayınları Tarafından Yayımlandı

Deniz Schwarzwald’ın yeni kitabı achtung.achtung, şiiri alışıldık sınırlarından çıkararak...

Nalan’ın Boşluklarını Doldurmak – İnanç Avadit

Hava çok sıcak. Bir on gün daha sürecek diyorlar....

Iryna Shuvalova – Konuşma

konuşmak artık el yordamıyla gerçekleşiyor geceleyin böğürtlen toplar gibi bahçenin sınırları silinirken karanlığın...

Benzer İçerikler

Nalan Kurunç’un Yeni Kitabı “Cin Makası” Unutuş Yayınları Etiketiyle Yayımlandı

“Hangi ağızdan içeri sokulur yurttaşlık, bir sesi de cezbederek?” Cin Makası, folklorun kadim hafızasını modern şiirin olanaklarıyla buluşturan, mitoloji, sözlü anlatı geleneği ve çağdaş düşünce...

Salyangoz Haiku Dergisi’nin, 2. Sayısı Okurla Buluştu

Basın Bülteninden İlgiyle karşılanan ilk sayımızın ardından, ikinci sayımız biraz da gecikmiş olarak yayımlandı. Bizce sorun olmayan ve adımıza yakışan bir yavaşlıkla seyrimizi sürdürmekten memnun...

Bilgehan Tuğrul’un Yeni Öykü Kitabı “Zenciler Iskalanmaz” Edebi Şeyler Tarafından Yayımlandı

Bilgehan Tuğrul’un ikinci öykü kitabı Zenciler Iskalanmaz, fantastik ile bilimkurguyu buluşturan, ironik ve çarpıcı öyküleriyle okuru gerçekliğin tek yönlü olmadığı bir dünyaya davet ediyor. Son...