Bir Kuğuya Atkı Öldüm Ördü O Gece – Bilgehan Tuğrul

o pavyona gitmeye hazırlanan
köşeli başı örtülü bir kuğuydu
kalbi 2019 yılında mecidiyeköy’de bulundu
benekli yumuşak ve oturulasıydı
karısı damarlarını gagasıyla iliklemiş kanaması istop etmişti, teşekkür etmek için başka kuru karılara binmişti

yutkundukça cam batıyordu kanın boşluklarına
yabandan kırılmıştı dikişleri
alnındaki böğürtlen lekeleri göle girip çıkmıştı
buz yerlerinden tutmuştum karısının
bıçak dayamıştım s boynuna
aldanmak suç aldatmak değil asla
topuklu ayakkabımı çıkarıp kafasına vurmuştum
kocası hesap sormaya gelmişti
temassız var mı? diye boğmuştum onu
köpük kusarak ayılmış yine

saf kadındı nebrure
her sabah “satılık kuğu cinayeti” ilanlarına bakardı
üstlenebilir miyim diye
ben de her sabah gülerdim ona
sen daha açık bile giyinemiyorsun nebrure
dönüp giderdi ben sırtını izlerdim
o da sırtındaki gözlerimin su izlerini

şişip inen kılcal yerlerini okşamıştım
ellerim bataklıktan çıkmıştı yüzüne sürmüştüm
maskeliydi şimdi nemli parlak çıplaklığı kat kat
biraz daha teni yerinden çıkarsa
kocası pavyona gitmeyecekti koltuk almayacaktı
gece lambası takmayacaklardı suya
zil sadece kapıyı getirecekti akıllara
biraz daha iskeletine yakınlaşsaydı eti
daha çok girilip çıkılan bir yer olacaktı kalbi

yani öyle sanmıştı

çünkü ben beynini yemiştim oruçluyken allah a iftira atmak için hayvanlar beyinsizdir ve cennete gitmezler herkes de inanmıştı çünkü peygamber çizgileri vardı avucumda dünyanın bütün çölleri ıslanmıştı beni görünce develerin ayağı kaymıştı çukurlara düşmüşlerdi üstlerine basıp kamburlarını ütülemiştik gözlüğüm buhar olmuştu annem çok kızmıştı elektriği boşa harcadım diye

ne malum kadındı nebrure
Atv dizilerine benziyordu bakışları
“boynumu ısırmadı hiç suyun dibine itmedi beni
ısınmadı erkekliğinin uyanış derecesi
ritualist işlemlere girişmedi
yumuşayarak yüzmedik beraber…”

boktan dertleri kulağımı kesmişti
pantolonumu sattım
ankara’daki love shop’tan vibratör aldım ona
kocasına da atkı ördüm öldü o gece
göl titreşirken güldü nebrure

aşk işte zatüre dans ve kaburgadan ibaret

 

En Yeniler

İzmir Sahaflar Çarşısı’nda Ölümünün 63. Yılında Nâzım Hikmet Konuşulacak

İZMİR – Kentin kültür duraklarından İzmir Sahaflar Çarşısı, edebiyat...

Sessizlik – Handan Deniz Tinik

Dalganın çakıllardan çekilmesini ve kumsalı ezen adımları duyuyordu Görenler bir sessizliği...

Orhan Pamuk’un Yeni Kitabı “Kelimeler ve Resimler” Bugün Okurla Buluşuyor

Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, yeni kitabı Kelimeler...

Suzanne Buffam – Amor Fati

Bir aptal yeterince isterse bir şeyi, dahiye dönüşebilir Karganın uçuşu...

160. Kilometre’den Sürpriz: Yol Çiçekleri. / Ahmet Güntan’a Armağan

160.Kilometre, Ahmet Güntan’ın 70. yaşını kendisine sürpriz olarak hazırlanan...

Mengenemin Canı Sıkkın – Birgül Kılıç

kaba etler kanununa bir hüküm eklemek üzere gülüyorum çirkin saray...

Benzer İçerikler

Mengenemin Canı Sıkkın – Birgül Kılıç

kaba etler kanununa bir hüküm eklemek üzere gülüyorum çirkin saray yavrularından cam güzellerinden uçarak çatıların burada bir çığlığı daha büyütürüm tabanlarımı yağlayan asfaltın başından sonuna hep bir gün için...

Wilson Lo Siento – Azimet Avcu

“Bu suyun altında boğulmuş çocuklar, çuvallara tıkılıp atılmış şairler var” Tekerleme, Merlyn Solakhan, 1984 Akıntının tersine doğru yüzen balıkları iyi anlamak gerekiyor. Eğer yüzeyde değilsen ve sesin...

Ben Delice Raks Ederken Coğrafya – Ali Külekci

Amcamın av tüfeği bir Gorki kitabında patlamaktadır Atlılarsa buradan Prag'a oradan Persepolis'e yürümekte Bilmiyorum hangi bıyık öldürdü uykumdaki ergin denizi Peki ya gerçekten, ezbere söylersek tabiatın yargılı...