25 Haziran Ölüm Bildirisi Numara 47 – Barış Yıldırım

Ben her 25 haziranda bir ölüm şiiri yazarım çakralarımı açıp
hani herkesin evine giren ölüm ve herkesin evinden girdiği

bir tohum ekiyorum buraya ağaç olacak ben öldükten sonra
kim bilir kimler serinleyecek gölgesinde dallarında hangi kuşlar
yitmiş olsa bile masumiyetim

bana nasıl ölmek istersin diye sorsalar kurşuna dizilmek derdim
sağ yumruğum havada dirsekten yukarı 90 derece
küllerime kadar yanmayı bir krematoryumda ama o pahalı
belki de bir sanatoryumda dinlendikten sonra çün’ ciğerlerim hasarlı
bir tıp fakültesinde yahut kadavra olarak genç doktorlara emanet
organlarımı bağışlayarak ya da kulağa geliyor cafcaflı
ama asılmak istemem asılmak çok vahşi
elektrik şoku ya da zehirli bir iğne
Amerikan filmlerinden bildiğim
ne de bir tetik düşürmek isterim
kendi ellerimle kendi etime

ben her 25 haziranda bir ölüm şiiri yazarım
herkesten korkup herkesin saldığım içine

ölüm bir istasyondur gemilerin hiç yanaşmadığı
gerisin geri dönemediği trenlerin artık giyilmeyen beyaz bir atlet
kimisi için ütüsüz bir gömlek kimisi için yakışıklı bir pantolon
sevilenlerin geride kaldığı kimsenin umursamadığı kirli, kırmızı bir don
ne Eros’un okları yetişir artık ne de öfkesi Zeus’un
– bir tanrı ki mitolojiden çalınmış-
bir ölüm ki fotoğraflarda ışıldayan bir çift kara göz

ah sürekli değişen şiirim benim
ölümün karşısında nasıl da hizalı
nasıl da biliyor haddini

bir elmayı dişliyorum şimdi ölümü düşlerken
bu ona alıştığım anlamına mı geliyor, hayır
uzakta tutuyorum onu kendimden
ve ödüm kopuyor gelip bulacak diye beni erkenden
ve korkuların en büyüğü belki de haberdar olmak öleceğinden
ve korkuların en dirisi sevdiklerimin benden önce öleceğinden

merak ediyorum 90 yaşında da korkulur mu ölümden
bana korkarım gibi geliyor ölüm benim içim çünkü
büyüyüp esir alacak beni sessizliğimden

bir hayat düşlüyorum şimdiyse zevkle boyanmış rengarenk
ölüme bulduğum çare ancak bu: uzak durmak gam ve kasvetten
şimdi bir sigara yakacağım: ölüm hazretleri buyursun önden

En Yeniler

W. B. Yeats’in Erken Dönem Yapıtı “Mosada” İlk Kez Türkçede

Nobel Edebiyat Ödüllü İrlandalı şair, oyun yazarı ve düşünür...

Yavuz Çetin’in Bodrum Kayıtlarında Son Perde: “The Bodrum Sessions Live 1995, Vol. 2” 15 Ağustos’ta Yayımlanıyor

Yavuz Çetin’in 1990’lı yıllarda Bodrum’da gerçekleştirdiği canlı performanslardan günümüze...

İfade Edemez Kulaklarından Çamaşır İpine Asılan Pelüş Ayı Kendini – Hakan Pekdemir

suçlusun. açıklamaz akıl düşleri zira ifade edemez kulaklarından çamaşır ipine asılan...

Evgeniy Abdullayev – Ocak Dörtlükleri

1 Tanrıların savaşı sona erdi. Yalnız ölülerekaldı ölülerin arasında hareket...

Cenk Gündoğdu’nun Yeni Şiir Kitabı “Bir Yaz Günü Ölmek” Edebi Şeyler Tarafından Yayımlandı

Cenk Gündoğdu'nan Yeni Şiir Kitabı Bir Yaz Günü Ölmek...

İBB’den Mahmud Derviş Anısına “Filistin Şiir Akşamı”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, vefatının yıl dönümünde Filistin direnişinin sembol...

Benzer İçerikler

Abrazyon – Gamze Altuntaş

Bir Vedaya Hazırlık – Ekin Şara Özden

Günler sonra dışarıdaydım. Güneş, yakıcı sıcaklığıyla tepedeydi. Apartmandan dışarı adımımı attığım andan beri kaç tane insan gördüysem hepsi yanımdan gelip geçti. Kimisi omuzlarıma çarparak,...

Dosta Destan – Ecre Begüm Bayrak

solmadı sümbülteberler ve solmadı doğa solmadı dişimizi sıktıran öz solmadı kan solmadı. kimimiz için dostluktu, kimimiz için yangın kimimiz için yıldız, kimimize gece, kimimize hayat kimimiz, kimiz? kimiz bu yıldızsız karanlık...