kapı önü şairiyim,
anahtarının yerini
biliyordum aslında ama
kulbunu kırmışım gibi
ötekileştirildim kilidin tarafından.
içeri alınmadım,
bir hoşgeldin paspasına serildim,
eşik boyumu aştı,
kapı çarpıldı yüzüme,
açık pencere de yoktu tırmanılacak.
kapıyı kendilerini artık
bir...
bir yaraya saplanmış metal. kan yerine şiir fışkırıyor
dilim kesinlikle bedenin çıplak acısını karşılamak için yaratışmış
aynı zamanda hem uçuyor, hem düşüyorum
amin! diyorum. düzelt! diyorum. evet!...
elimde mikrofon da vardı payitahttaydım da
ama demedim kimseye
siz birbirinizi eğlemeye devam edin
ben bizim genç kızlara ‘oğlan’ kelimesini hediye ettim diye
çünkü şiirlerimi ezbere bilmem
çünkü ankara...