Ölümün Kısa Mantığı

Nihat Özdal

İstediğini aldı hayvan. Elbette başka bir hayvandan. Hayvan böyle büyür böle parçalaya. Sürüden uzaklaşan besler ötekini.

Öldürmek böyledir.

Sevdiklerinin ölmesine yardım ederek başlarsın.

Parçalayarak, boğarak, bağırsaklarını çıkararak, zehirleyerek bazen susarak, unutarak.
Haz daha mı ağır acıdan, uzaktan izleyenler var mı? Başka bir hayvanı yiyen hayvanın duygularını, yutulanınki ile karşılaştıran?
Herhangi biri için değerli olmayan daha çabuk ölür.
Birinin yok olması, başkasının varlığıyla telafi edilir mi?
Ağzında parçalanırken başlayan acı, bir acının ne kadar kötü olduğu ne kadar yoğun olduğu,
ne kadar sürdüğüne mi bağlı?

Acının özünde var olan kötülüğün, acı çekenin insan değil de hayvan olması nedeniyle daha az önemli olup olmadığını düşünüyorum ölürken.

Hak edilmiş bir acı olabilir mi sürüden ayrılmak?

En Yeniler

Zeynep Oktay, Yeni Şiir Kitabı “Soy” Üzerine Frankeştayn Kitabevi’nde Okurlarıyla Buluşuyor

Şair, akademisyen ve araştırmacı Zeynep Oktay, ikinci şiir kitabı...

1 & 2 – Osman Erkan

( 1 ) bana bak şair, bana eksik dokun bana köşesiz, bana eski...

İzzet Yasar’ın Sinema Yazılarının Yer Aldığı “Balta/zar” Kitabı Telemak Kitap’tan Yayımlandı

İlk baskısı 2005 yılında yayınlanan kitap yıllar sonra tekrar...

“Bir Şair” Filmi Üzerinden Şairin Toplumsal İflası

Simón Mesa Soto'nun Bir Şair filmi ilk bakışta başarısız...

Baht Karası – Barış C. Yıldırım

Kendi aruzumu buldum artık arzumdur arşa yakın makineyle hayvan arasında...

2000’ler şiirinin iki yol arkadaşının, Ali Özgür Özkarcı ve Ömer Şişman’ın toplu şiirleri bu ay 160. Kilometre’de.

heves dergisinden bu yana, özgün ve öncü yapıtlarıyla kalıplaşmış...

Benzer İçerikler

Baht Karası – Barış C. Yıldırım

Kendi aruzumu buldum artık arzumdur arşa yakın makineyle hayvan arasında bir köprüde Arşimet dün sürüngendim bugün ayaktayım bakmayın öyle aşık oldum yan seviştim gına geldi ahiret Hayat ne...

Sessizlik – Handan Deniz Tinik

Dalganın çakıllardan çekilmesini ve kumsalı ezen adımları duyuyordu Görenler bir sessizliği diliyor sanırdı Sökülen günde iri ufak sözcüklerle esiyordu rüzgar önce kulaklarının içine uğultuyla dolarak Anlıyor muydu, seçiliyor muydu sözcükler, bildiği...

Mengenemin Canı Sıkkın – Birgül Kılıç

kaba etler kanununa bir hüküm eklemek üzere gülüyorum çirkin saray yavrularından cam güzellerinden uçarak çatıların burada bir çığlığı daha büyütürüm tabanlarımı yağlayan asfaltın başından sonuna hep bir gün için...