Ölüm Kere Dirim – Betül Aydın

nüksetti kıvrım sağolsun dip sallatısı
yüze yurduk çoğu çoluğu muz yiyemeden nurtop toprağa düzedurduk.
muzmu eklentik, kabus travma
tertemiz kalabilen insanların ruhuna FATİH HA?

bunca zaman ektik biçemeden öldürüldük tohuma kaçarak,
tabanucu sıkarak:
biz ölmeden önce ağzı sulandı dikenlerin, sineklerin.
duymak istemez ama bilirsiniz
bilir misiniz? SİKENLERİN sirenlerin iğrenç sesin……
depremden gün sonra bize gelenlerin
aslında hep haybe yere gittikleri’ni?

çok kükürtki tabutumuzun üstüne zar atılmıyor artık
şubat nkbin23 ‘dök enkaz’ 5ten beri 31yarık kürek yara kanıyor mu anılıyor mu
uleman umru dıkşın dıkşın
atıp tokat ahbapdışı her saniye cılkıamber korku cumhuriyeti yeratıklar yeter.

on vilayette cinayi ölüp dirilen, benim kardeşim!
tabii cenazesi kalkanlar benim kardeşim .
ama asla sizin değil, sade bizim sade bizim.
zalim değiliz diyor toplu mezardan bi ölünün sesi
yükseliyor arşı alaya Ç. A. T.
fakat bunu bile alıyorlar alaya, şakaya kulp takarak.
onun sesi yeni bir deprem yapmıyor
o kömür ve elmas ses iktikada bir şey yapmaz.
kısık bağırıyor ölümüz, yüz yüz/dümdüz.
onu yalnızca yüreği ölenler duyuyor
maalesef safta kalamayanlar sınır kapısını açıyor
sınır kapısın açan sırlı atlardan düşük yaşıyor.

felakett sonra
zihne ekmek bank
ağzını bulamayan damardan damlaya damlaya katliam oluk
kıran girmiş çok önceleri tohuma torbaya ya
konuşma
çürük tuğlayla toplu mezara adanmayk atanlarının kuşağını çöz belinden ya da çöksün belinde
nah belinde Nuh
kahrı çekmeyen REZİL ADAM konuş hamhum şuur sağ lob kanalizasyon
alık akık

bu güne kadar kan içip elhamdülillah diyen müslimgürses hulkda cenazesini kaldırdı:
kaldır bi yaşamak zinciri, tesbih mi zincir mi
anlaşılmaz bi şerh/şehir/zehr kaldı enjekte.

dize vurarak buldum kaybet kendimi.
ocak tütmez yerde baygınlık halesinde
siz peki ne buldunuz şimdi?
yanlış kısım toprağa dikiş atarak kesildiyse
diş tırmanarak etten ayrıldı ise
enkaz kazara ha?
çenesini unuttu bi Çin bi Fransız havası
bütün halkların davası pelvik kemiğini bıraktı çünkü sıktılar bile tıkandı
mesela bir Yahudi ✡️ bu mezera ayaküstü uzandı.

bu kısım her ne kadar fellfeçir devirden önce molozlar kaldırma araçlar
düşünür gibi sebilse de
aslında köle; kül çamura, çöl enkaza, döl kolona.
vaha orada durmuyor gözkırpma oradan, seyirmeye çalışıyor ne kimden istediğin
havuz kurur davul vurur bilirim kapalı
yanaşık yandaş yamyamın talanı yakışık
kısmen hayret betonarme altında şık giyinmiş sakal tıraşın yapamamış ağzı kulaklarında
begler
ancak fayla gün yüzüne çıkan inen Dinen neyler?
uygun değil bu yardım bi etiket yapışmaz kanar hem hemen hemen
çıkma can var, alıcısı yok ama
sancılanan dar ağacına salıncak kuran
gel benim yanıma dizimin bağını çöz gelirse elinden.
canım benim benim canım
nolur soul beni
göçük altında düğüm doll teni

hiç kimsenin dişi ekmek kesmez
pamuk çıkar kulağız
kabarma deniz kumu, uzanalım üstüste mavi kalın torbalar içinde
hep beraber kurtulduk
bizi toprak yer biz zıkkım yeriz
yerine leylak koyarız sarmaşık açarız
kimse dokunamaz bizim erkenden gelen ecelimize

En Yeniler

Cenk Gündoğdu’nun Yeni Şiir Kitabı “Bir Yaz Günü Ölmek” Edebi Şeyler Tarafından Yayımlandı

Cenk Gündoğdu'nan Yeni Şiir Kitabı Bir Yaz Günü Ölmek...

İBB’den Mahmud Derviş Anısına “Filistin Şiir Akşamı”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, vefatının yıl dönümünde Filistin direnişinin sembol...

Abrazyon – Gamze Altuntaş

Julio Cortázar – Le Dôme

evrensel kusurluluk kuşkusuna katkıda bulunur bana kalıt bıraktığın o kırılgan...

Krzysztof Kieślowski ve Dekalog: Ahlak, Vicdan ve İnsan Üzerine Bir Sinema Okuması

Krzysztof Kieślowski, 1941 yılında Varşova'da ekonomik zorluklar içinde yaşayan...

Ali Özgür Özkarcı’dan Elliler Kuşağına Yeni Bir Bakış: Elliler Apartmanı Raflarda

Türkçe edebiyatın modernleşme serüveninde önemli bir kırılma noktası olarak...

Benzer İçerikler

Bir Vedaya Hazırlık – Ekin Şara Özden

Günler sonra dışarıdaydım. Güneş, yakıcı sıcaklığıyla tepedeydi. Apartmandan dışarı adımımı attığım andan beri kaç tane insan gördüysem hepsi yanımdan gelip geçti. Kimisi omuzlarıma çarparak,...

25 Haziran Ölüm Bildirisi Numara 47 – Barış Yıldırım

Ben her 25 haziranda bir ölüm şiiri yazarım çakralarımı açıp hani herkesin evine giren ölüm ve herkesin evinden girdiği bir tohum ekiyorum buraya ağaç olacak ben...

Dosta Destan – Ecre Begüm Bayrak

solmadı sümbülteberler ve solmadı doğa solmadı dişimizi sıktıran öz solmadı kan solmadı. kimimiz için dostluktu, kimimiz için yangın kimimiz için yıldız, kimimize gece, kimimize hayat kimimiz, kimiz? kimiz bu yıldızsız karanlık...