Kettly Mars – Gece Yarısı ve Sonsuzluk Arasında

Yağmur sulama kabını rafa kaldırdı
Topraktan tatlı bir çiy yükseliyor
Her şey şimdi sakin
Yatak beyaz ince tülün altında seni bekliyor
Göz kapakların ağırlaşıyor
Kendini tatlı bir unutuşa bırakmanın özlemini duyuyorsun

Ama aniden, şiir seni kıskıvrak yakalıyor
Sanki iradenin hiç hükmü yokmuşçasına
Sana yapışıyor, seni alt ediyor
Şiir derinin altına kayıyor
Kendini kan dolaşımına gizliyor
Onu şimdi, orada, hemen doğurmalısın
Onu rahminde taşımalısın
Ona hayat vermelisin
Böylece gecen nihayet başlayabilir

Geceyarısı karanlığı ikiye bölüyor
Günün yönü değişiyor
Ama şiir sana yapışıyor


Entre minuit et l’éternité

La pluie a rangé son arrosoir
Une douce fraîcheur monte de la terre
Tout est calme à présent
Le lit t’attend sous la moustiquaire
Tes paupières s’alourdissent
Tu as hâte de sombrer dans l’oubli
Mais soudain il te tient le poème
Comme si ta volonté n’importait pas
Il te tient il est plus fort que toi
Il est sous ta peau
Il se cache dans ton sang
Tu dois l’inventer là maintenant
Tu dois t’en engrosser
Tu dois le mettre bas
Pour que ta nuit commence enfin
Minuit fend l’obscurité en deux
Le jour a changé de cap
Mais il te tient le poème


Kettly Mars, Haiti edebiyatının çağdaş ve en güçlü kadın yazarlarından biri olarak kabul edilir. 1958 yılında Port-au-Prince, Haiti’de doğmuştur. Psikoloji eğitimi almış ve uzun yıllar bu alanda çalıştıktan sonra edebiyata yönelmiştir. Yazın hayatı özellikle Haiti toplumunun travmaları, diktatörlük dönemi şiddeti, cinsellik, kadın bedeni ve bireysel özgürlük temaları etrafında şekillenir.

Mars’ın eserleri, Haiti’nin politik ve toplumsal tarihini bireysel hikâyeler üzerinden görünür kılma gücüyle öne çıkar. Özellikle Duvalier diktatörlüğü sonrası dönemin etkilerini, bastırılmış hafıza ve şiddet kültürü üzerinden işler. Bu yönüyle yazarlığı, hem politik hem de psikolojik bir derinlik taşır.

İlk romanlarından biri olan Saisons sauvages (2008), uluslararası alanda büyük yankı uyandırmıştır. Bu roman, Haiti’de askeri rejim döneminde yaşanan insan hakları ihlallerini ve bireylerin hayatta kalma mücadelesini konu alır. Ardından gelen Fado (2010), In the Flicker of an Eye ve Savage Seasons gibi eserleriyle edebi görünürlüğünü artırmıştır. Eserleri Fransızca yazılmakta ve birçok dile çevrilmektedir.

Mars’ın yazınında kadın karakterler merkezi bir yer tutar. Kadın bedeninin politik bir alan olarak ele alınması, onun metinlerinde sıkça karşılaşılan bir yaklaşımdır. Cinsellik, arzu ve şiddet arasındaki gerilimleri cesur bir anlatımla işler; bu nedenle hem feminist edebiyat içinde hem de Karayipler edebiyatı bağlamında önemli bir figür olarak değerlendirilir.

Ayrıca şiirsel bir anlatım dili vardır; romanlarında sert toplumsal gerçekçilik ile lirik bir üslup iç içe geçer. Bu da metinlerine hem estetik hem de politik bir yoğunluk kazandırır.

Bugün Kettly Mars, Haiti edebiyatının uluslararası alanda en çok tanınan isimlerinden biri olarak yazmaya ve eser üretmeye devam etmektedir.

En Yeniler

Eda Gül’ün Yeni Kitabı “Proleter Öğüdü” 160. Kilometre Tarafından Yayımlandı

Çağdaş Türk şiirinin özgün yayın çizgisini sürdüren 160. Kilometre,...

Nostaljik Kazazedeler – Yunus Emre Oğuz

Gözü Kader’in kahvaltı tabağındaydı. Dikine, ince ince doğranmış salatalıklar,...

Alman Taşrasında Türkçe Şarkılar: Christian Petzold’un “Jerichow” Filmini Yeniden Okumak

Christian Petzold'un 2008 yapımı Jerichow filmi, ilk bakışta James...

Hugo Claus – Batı Flandre

İnce şarkı, karanlık iplik batan bir çarşaf gibi ülke. Çiftliklerin, sütün bahar...

Nihat Özdal’ın Yeni Kitabı “Bulut/Haiku” Lando Yayınlarından Yayımlandı

Şair, yazar, fotoğrafçı ve doğa gözlemcisi kimliğiyle çağdaş Türk...

Otopsi Perisi – Bilgehan Tuğrul

Eller ve imdat Balkonda yapılmış ağıtlara katılan kediler Hep bir ağızdan...

Benzer İçerikler

Hugo Claus – Batı Flandre

İnce şarkı, karanlık iplik batan bir çarşaf gibi ülke. Çiftliklerin, sütün bahar ülkesi ve söğüt dalından çocukların. Ateş ve yaz ülkesi, güneş ekinlerin arasında yavruladığında. Sarışın çit sağır dilsiz köylüleriyle ölü ocakların...

Tomas Tranströmer – Schubertiana

I Akşam karanlığında, New York'un dışında, bir bakışta sekiz milyon insanın evlerini görebileceğin bir yerde, koca kent yanıp sönen bir ışık seli, sarmal bir yıldız kürnesi yandan bakınca. Bu...

Ali Abdollahi – İnziva Hatırası

Sağ ayakkabım izne çıktı Halen ne dört ayaklıyım ne de iki Ezeli tesliste Nietzche okuyorum Geceler uykuma geliyor ve söylüyorum Sonunda senin bıyığını ediyorum! Günlerdir telefon telesekreterde Aman şu inatçı ev...