Durgundu göl. Güneş bahçeye abanmış. Bahçe sarı bir hasta yüzü. Kuru otlar hasta, kuru ağaçlar hasta, kuru toprak hasta. Susuz bir kent. Kendi kendini...
Kolumda serumla insanları yara yara tuvalete koştum. Midem bulanmıştı üç gündür; hem alttan hem üstten içimdeki tüm zehri tuvalete boşalttım. Yine de geçmedi. Adıyla...
Bir insan keşiş değilse neden Everest’e tırmanır hiç anlamadım. Keşişse de bir yere kadar anlarım zaten. Benim canım Everest’e tırmanmak isteseydi, “Bunun bir de...
Bizden kalan son şeylere, daha doğrusu ondan bana kalan son nesnelere baktım: annesiyle sinemaya gitmek için çıktığı gün yağan deli dehşet yağmurdan sakınamadığı için...
Sıkı bir nefesle bütün Doğu’yu içime çektim, bir süre kaldı bende. Otobüsten indikten sonra içine düştüğüm manevi hava pek sarmadı. Buraya gelene kadar yolda...