Kabuğuna Sığmayan Hikâye: Bir Salyangozun Anıları

İnceleyen: Lâl Ada Ebiçlioğlu

İç ısıtan ve yürek burkan animasyon filmlerinden “Mary and Max’’ ile kalbimizi kazanan Adam Elliot  bu kez de  “Bir Salyangozun Anıları” ile izlenmesi gerekenler listemize giriyor.

İki gözümün çiçeği, her yılımı özelleştiren Filmekimi ile izleyebildiğim bu filmde yine Elliot önce yazıyor, hayata geçiriyor ve yönetiyor. Ve yine diğer filmlerinde olduğu gibi stop-motion tekniğini kullanarak yapıyor bize ne yapıyorsa… Uzun zaman aklımda yer etmesinin ardından, bu filmiyle gönlümde de taht kurduğu kuşkusuz… Mendilsiz gidilmemesi gereken, gerçekçi, içten bir animasyon filmi olan Bir Salyangozun Anıları’nda kikirdediğim ve boynumun göz yaşından ıslandığı müstesna zamanlarım ve salonla aynı duyguları paylaştığım bolca anılarım oldu.

Grace annesinin ölümüyle salyangoz toplamaya başladığında hikâye de başlıyor. O ve ikiz kardeşi Gilbert, gerçekten iç ısıtan aile bağlarıyla kalbimize sık sık temas ediyor. Gilbert’ın komik bir şekilde öleceğini düşünmesine rağmen Grace’in yanından ayrılmaması gözleri doldururken, geri kalan sahneler ve diyaloglar bol bol tebessüm ettiriyor.  Percy, hikâyenin her sekansında felçli ve alkol bağımlısı bir baba olmasına rağmen hayata iyimser yerlerden bakıyor ve bize de bir şeyler öğretmeyi aksatmıyor. Her ne kadar üstesinden gelmesi güç problemler yaşasalar da hayata keyifle tutunan bu kardeş ikilisi benim gibi tek çocukların hayalidir diye düşünüyorum…  Gilbert, Grace okulda her zorbalığa uğradığında hızır gibi yetişince kaçınılmaz olarak bu cesurlar cesuru karakter bana epey iyi hissettirdi.

Alkışlamayı veya alkışlanmayı sever misiniz? İlk kez bir alkış benim kalbimi böylesine çatırdattı diyebilirim. Çünkü Percy iki elimizin kavuştuğu sesten çok uzak olup, uykusunda hayatını kaybediyor. İkizler ise maalesef birbirilerinden yüzlerce kilometre uzağa, koruyucu ailelerine gönderiliyor. Artık Grace eş değiştiren ekstrem bir çift olan Ian ve Narelle’in yanında yaşarken, Gilbert aşırı tutucu bir ailenin yanında buluyor kendini. Ayrı gayrı kalan bu güzel ikiz kardeşlerin zor yaşantısı sırasında Grace, Pinky adında yaşlı bir kadınla arkadaş olmaya başlıyor -ki Pinky gerçekten de hayatlarımızda olması gereken bir idol ve film içerisinde de favori karakterlerimdendi-. Ardından hikâye içinde hikâyelerle sürüyor bu serüven.

Grace, dostunun külleriyle sebze bahçesinde vedalaşırken, hayatının amacı konumuna getirerek topladığı tüm salyangozları da kavanozlarından serbest bırakıyor ve biz de tam o sırada bir gün arkadaşımızı kaybetmekle kurduğumuz bağın yaşam çizgimizle sınırlı kalmadığını anlıyoruz.

Daha sonralarında daha farklı hikâyeleriyle de bizi histen hisse sürüklemeye devam eden animasyon filmimiz hakkında daha fazla bahsetmeyip bu şahane deneyimi sizlere bırakalım.

Kısacası; herkesin muhakkak izlemesi gereken, gerçekçi ve kesinlikle duygusal bir animasyon filmi Bir Salyangozun Anıları.

“Hayat geriye doğru baktıkça anlaşılır ama ancak ilerleyerek yaşanır.”

Bir Salyangozun Anıları (Memoir of a Snail), 2024

Yönetmen: Adam Elliot
Oyuncular:Jacki Weaver, Sarah Snook, Kodi Smit-McPhee

En Yeniler

Ahmet Ali Arslan ile Son Albümü Manastır Üzerine Söyleşi – Vol:1

Ahmet Ali Arslan, Türkiye alternatif müzik sahnesinde türler ve...

Hüseyin Peker’in Yeni Şiir Kitabı “Yakanıza Gül” Yayımlandı

“Ben sağır oldum, yeter mi? Duymadım yakanıza gül taktığınız günleri…” Hüseyin...

Kay Dick’in Dsitopik Evreni Onlar’ı Bugünden Okumak

Kay Dick’in 1977’de yayımlanan romanı Onlar (They) ile ilk...

New York Çatıları – İlker Hepkan

ud seslerini sirenlere değiştirdiğimi hatırlatmazsa olmaz filmlerde anlatmazlar bunu. karın yağmaktan...

Marie Howe – Testere

Bir testere her zaman bir yerden çıkar, matkabın sızlayan sesi,...

Osman Erkan’ın Son Kitabı “Şeylere Bulaşalım” A7 Kitap Tarafından Yayımlandı

A7 Kitap tarafından yayımlanan Şeylere Bulaşım, çağdaş Türk şiirinin...

Benzer İçerikler

Annelik Üzerine Bir Çöküş: “Geber Aşkım” Romanının Sinema Uyarlaması

Arjantinli yazar Ariana Harwicz’in 2012 yılında yayımlanan Geber Aşkım romanı, yıllar içinde çağdaş edebiyatın en sarsıcı metinlerinden biri hâline geldi. Annelik, evlilik ve kadınlık...

90’ların Türk Sinemasında Bir Baba Oğul Çatışması: “İki Başlı Dev”

Başrollerini Cüneyt Arkın ile Fikret Kuşkan’ın paylaştığı film, Türk sinemasında 1990’lı yılların başında belirginleşen estetik ve tematik kırılmanın güçlü örneklerinden biri olarak değerlendirilir. Bu...

Hafıza, Baba ve Sinema: Manevi Değer Üzerine Üç Katmanlı Bir Okuma

Joachim Trier imzalı “Manevi Değer / Sentimental Value”, yönetmenin aile, hafıza ve sanat arasındaki gerilimleri ele alan filmografisinin olgunlaşmış bir durağı olarak okunabilir. Trier,...