bütün bunları pencelerden gördüm, Ferdinand Bardamu. – Kadir Çakır

 

I
kemik sesi, ağıran yağmurluk. TEMA
sobelendiğim bütün çocuklar
çanı kucağıma düşürdü
lağvediliş. BENEDICTUS
ne talihsiz ağ. kangren
tektip. cenazeyi andıran ödünsüz kalamazsa şenliğe dönüşecek
ilenç. ne talihsiz bağ.
cenazeyi andıran
ödünsüz kalabilirse
kendi zemininden gökyüzüne bir antitez gibi yağ.
kortekste hata/inkar ŞEMA
biraz toprağımız var örtük, örgüsüz
ne ekilebilir ÇİVİ
ben
benden öncekilere
benziyorum bütün ile AĞIT
bir oyuncağım
ağlatıyorum kendimi kırık örüntüme aldırmadan
küçük dilimi tutup koparıyor
grileşerek aşağılıyorum onu SEFİL
ellerim tanımadığım
Ev

II
dirgen ve kök birleşip deliklerinden ellerimi akıttı
aynı kazânın içinde iki kez öldüm aman allahım uyuyamıyor, yemek yemiyor, sadece etimi çiğneyip tükürüyor
ve kusursuz görünüyordum
üzerime kum giydirilmiş – ya da gülsuyu artığı. ruhumun bir yavaşlığa ihtiyacı vardı         rastgele savurduğum balta kendi gövdemden başka bir şeye değmiyor                     çirkinliğimi artık umursamıyor                      çoğalarak bitiyordum.
neden bir kaplumbağa olmayayım
çıplak kalmaktan korkuyorum
ellerimi tanımak üzereyim
derimi kuyulaştırmış göz akımdan damlayan nodül
lekenin içinde bölünüyorum
yuvalandım oraya bir yere
nişan alayım diye değil
ucu bucağı görünmüyor kesiğimin – kime ne

III
iki çocuk biri bilinmez
diğeri düşten bir altın yünün ekinoksunda bitişik
yenilgiye karşılık safsata, defin ortasında ola ki aksilik, lekeye bir yama.
birlikte koyuyorlar bir dağın yüzeyine başka bir dağ yazık belki düşmeyiz diye
cebinizde neden tonla imla ve tohum
belge ve elektronik org
ve kemirilmiş tırnak hâlâ

IV

postüla. sonra biriktirdiğim tuzlardan bir bando peyda oldu kulağımın kristalini tersyüz ederek.
bu insanlar korktukları öcüye
dönüştü
şimdi bu dokunmak olabilir için için spiralleşmek ya da
doğum                                         göğe doğru azalan
bu insanların nefesinden birer
hata

 

 

 

 

 

En Yeniler

Nasim Luczaj – Üç Şiir

  Çeviren: Zehra Güven Taos, New Mexico. 7 Mayıs 1929 Seni terk...

Ahmet Güntan’ın Yeni Romanı “Sarıldım Çiftliği” Yayımlandı

Sarıldım Çiftliği. Kitap Açıklaması Kabul edilmek artık umurumda değil. Yola...

Ekmek – İsmail Demir

kendi parmaklarımla vuruşturduğum tüm bira kapaklarına adın çıkıyor diye seviyor dedi...

90’ların Türk Sinemasında Bir Baba Oğul Çatışması: “İki Başlı Dev”

Başrollerini Cüneyt Arkın ile Fikret Kuşkan’ın paylaştığı film, Türk...

Gökçe H. Tırpan’ın İlk Şiir Kitabı “Modern Ruhun Sürgünü” Yayınlandı

Günümüz şiir sahnesine güçlü bir soluk getiren Gökçe H....

Başla Başla Başla! – Fatih Erdem Kavak

“ve artık pek konuşmuyoruz” Edip Cansever 2. işte, yaşıyor dostum hem pek konuşmuyor hem...

Benzer İçerikler

Ekmek – İsmail Demir

kendi parmaklarımla vuruşturduğum tüm bira kapaklarına adın çıkıyor diye seviyor dedi birileri kainatta en son giyeceğim elbiseyi giydim soyundun kırmızı sırtını bıraktın dudağıma yarı m bugün başka kapıların eşiğinden aşağı düşüp...

Başla Başla Başla! – Fatih Erdem Kavak

“ve artık pek konuşmuyoruz” Edip Cansever 2. işte, yaşıyor dostum hem pek konuşmuyor hem daha gür çıkıyor sesi bir korkunun arkasına saklanıyor ondan alıyor yeni cesaretini sesi, okyanusları çalkalıyor bir çırpıda çünkü biliyor herkes...

Düşman – Yılmaz Sarı

Yılmaz Sarı   “Siktiğim pirinç pilavını al da götüne sok!” “Ne dedin? “Dedim ki siktiğim pilavını al da götüne sok!” “Yine karanlık odaya sokulmak istiyorsun sanırım?” “Ben sadece evime gitmek...