Baltasar Lopes da Silva – Oğlum

Nicholas, oğlum, içeri gel.
Neredeydin Nicholas, neden ölü oyuncağını
sürükleyip duruyorsun?

Nicholas, oğlum, gel içeri.
Gel, bana nerede olduğunu
ve yıldızın parmaklarının arasından nasıl kayıp gittiğini anlat.

Eski bez karyolan bende.
Uzan Nicholas, hayalet çok uzakta kaldı.

Korkusuzca uyuyun.
Bodrum, çiftlik, anlık korkular;
bunların hepsi geride kaldı.

Uyandığında yolculuk daha uzun olacak.
Nicholas, oğlum,
seni tanıdığım bedeni
nerede bıraktın?
Tanrı, eminim isteyecektir
son uykun
benim karyolamda olsun.


FILHO

Nicolau, menino, entra.
Onde estiveste, Nicolau,
que trazes a arrastar
o teu brinquedo morto?

Nicolau, menino, entra.
Vem dizer-me onde foi que tu estiveste
e a estrela fugiu das tuas mãos.

Tens comigo o teu catre de lona velha.
Deita-te, Nicolau, o fantasma ficou lá’ longe.

Dorme sem medo
Porão, roça, medos imediatos,
tudo ficou lá longe.

Quando acordares a jornada será’ mais longa.
Nicolau, menino,
onde foi que deixaste
o corpo que te conheci?
Deus há-de querer que o sono te venha depressa
no meu catre.


Baltasar Lopes da Silva (1907-1989) diğer bir ismiyle Osvaldo Alcântara Portekizce ve Yeşil Burun Adaları Kreyolu dillerinde yazan Yeşil Burunlu yazar, şair ve dilbilimci. Manuel Lopes ve Jorge Barbosa ile birlikte Claridade dergisinin kurucusuydu. 1947 yılında, Yeşil Burun Adaları’nın en büyük romanı olarak kabul edilen Chiquinho‘yu yayımladı. Zaman zaman Osvaldo Alcântara takma adıyla da yazılar kaleme aldı. Ortaöğrenimini São Vicente adasındaki Mindelo’da tamamladı ve ardından Lizbon Üniversitesi’ne devam etmek üzere Portekiz’e gitti. Dönemin Portekiz politikasına karşıt görüşleri ve tutumları nedeniyle Yeşil Burun Adaları’na geri dönerek burada öğretmenlik ve avukatlık yaptı. 1936 yılında Manuel Lopes, Manuel Ferreira, António Aurélio Gonçalves, Francisco José Tenreiro, Jorge Barbosa ve Daniel Filipe gibi diğer yazarların iş birliğiyle Cape Verdean Claridade dergisini kurdu. Claridade; denemeler, şiirler ve kısa öyküler yayımladı. Yazarları; kuraklık, kıtlık ve göç gibi toplumlarının sorunları hakkında yazarak, özellikle en dezavantajlı sosyal gruplar açısından Yeşil Burun Adaları gerçekliğinin incelenmesine açıklık getirdiler. Yazarın diğer eserleri arasında Cabo Verde visto por Gilberto Freyre (1956), Yeşil Burun Adaları kreyol dilinin bir tanımı olan O dialecto crioulo de Cabo Verde (1957), Antologia da Ficção Cabo-Verdiana Contemporânea (1961), Osvaldo Alcântara ismiyle yayımlanan şiir kitabı Cântico da Manhã Futura (1986) ve Os Trabalhos e os Dias (öyküler, 1987) yer almaktadır.

En Yeniler

Çeyrek Asra Doğru Ekim Geçidi

Gülsün Erbil’in ülkemize kazandırdığı Ekim Geçidi Sergi dizisi ilk...

Harf Şiir Dergisi Yayın Hayatına Başladı

Şiirin özgür, bağımsız ve çok dilli alanı Harf Şiir Dergisi,...

Ölüler Pazarı – Mihriban Kurt

Babaanneme   Yazık yavrucağa, babasını hiç tanımayacak, dedi biri. Kim olduğunu...

Buzdokuz’un 32. Sayısı “İfadeci – Kavramsal Şiir” Dosyasıyla Yayımlandı

Buzdokuz Şiir Teori Eleştiri dergisi Ekim-Kasım-Aralık 2026 sayısıyla 7....

Seán Dunne – Üç Aşk Şiiri

Âşık Kadın Gözkapaklarımda duruyor, saçları saçlarıma karışmış. Ellerimin biçimini almış, gözlerimin rengini. Gölgemde yitip...

Bir Gramofon İğnesi Kırık – Barış C. Yıldırım

Çoktan sustu sana aldığım antika gramofon çalmaya devam etse de...

Benzer İçerikler

Iryna Shuvalova – Konuşma

konuşmak artık el yordamıyla gerçekleşiyor geceleyin böğürtlen toplar gibi bahçenin sınırları silinirken karanlığın sınırları belirginleşiyor konuşmak artık azıcık heves, azıcık cesaret evden çalı dibine taşınırken ayaklara dökülen su dolu bir tekne kadar ağır konuşmak görünmez...

Evgeniy Abdullayev – Ocak Dörtlükleri

1 Tanrıların savaşı sona erdi. Yalnız ölülerekaldı ölülerin arasında hareket etmekve onların çınlayan bedenlerinicam şişeler gibi toplamak. 2 Sabah savaş alanına çıkarsınve beyazı solursun. Yalnızca kuşlar.Ama onlar...

Julio Cortázar – Le Dôme

evrensel kusurluluk kuşkusuna katkıda bulunur bana kalıt bıraktığın o kırılgan anı aynalarla kirli tabaklar arasında bir yüz güneşin ağulandığının, her bir buğday tanesinde yıkımın silahının ırgalandığının kesinliğine karşı savunur...