Juan Carlos Friebe – Yuva

Ne mutlu kalbini kuşanıp yollara düşene,
dönmese de olur artık, dönmese ne çıkar,
kendi evinde yaşayacaktır. Ne mutlu,
keyfince gidip gelene o saadet menzillerine;
kendi peşinde, kendi kuyularının o derin gizinde,
aşkında, imgelerinde ve o koskoca hiçliğinde.
Hele bir de kulak kesilip kendi fısıltısına,
yalnızca o mırıltıyla uyanık kalabiliyorsa,
kendini dinleyip “işte buradayım” dediği an;
gözünü, tenini, kulağını sunar ya dünyaya,
ister anlasın ister anlamasın, dünya onun tasasıdır artık.
Dünya onu bozar, dünya onu çarpar, dünya onu eritir,
kökünden ve bilincinden zangır zangır titrerken,
ruhu bir direkten diğerine savrulur durur.

Meltem taze sapın üzerinden geçer gider,
rüzgâr eğilmiş kavakları koynunda sallar:
dal mutluysa, yaprak hayli hayli mutludur.


UN NIDO

Feliz quien parte atado al corazón
pues aunque no regrese nunca, siempre
habitará su casa. Feliz quien viene y va
a antojo de su dicha y sus senderos,
en pos de sí y de sus misterios hondos,
de su amor, su quimera, de su nada.
Cuánto más si al susurro de su voz
sujeto, atento sólo a su murmullo,
se escucha y dice: heme: al mismo tiempo
que presta tacto, vista, oído al mundo,
y lo comprende o no, pero le incumbe,
le inmuta, le conmueve, le anonada,
de pilar a pilar le zarandea el alma
al vibrar de raíz y de consciencia.

Pasa la brisa sobre tallo tierno,
mece el aire los álamos combados:
feliz la rama, si feliz la hoja.


Alman bir baba ve İspanyol bir annenin oğlu olan Juan Carlos Friebe, 12 Ocak 1968’de Granada’da doğdu. Granada Üniversitesi’nde Hukuk eğitimi alan Friebe, edebiyat dünyasındaki ilk yankısını 1981-1989 yılları arasında yazdığı gençlik şiirlerini topladığı ve Premio de Poesía Villa de Peligros ödülünü kazanan ilk kitabı Anecdotario (1992) ile yaptı.

Şiir yayma ve edebiyatı geniş kitlelerle buluşturma misyonu doğrultusunda uzun yıllar yaratıcı yazarlık ve eğitmenlik yapan şair, Granada Üniversitesi’nde Edebiyat Yaratımı yüksek lisans programında dersler verdi. 2021 yılında İspanya’nın köklü kurumlarından Granada Güzel Sanatlar ve Edebiyat Akademisi’ne (Academia de Buenas Letras de Granada) daimi üye olarak seçildi.

Edebi Tarzı ve Öne Çıkan Eserleri: Friebe’nin şiiri genellikle klasik formlara sadık, biçimsel olarak son derece titiz ve felsefi bir karakter taşır. Yapıtlarında trajik bir kader algısı; sanatın bir başkaldırı biçimi olarak yarattığı aşkınlık ve tarihsel koşullar karşısında bireysel kahramanlığın onuru gibi temalar öne çıkar. Eserleri İtalyanca, Yunanca ve Almanca gibi pek çok dile çevrilmiştir.

Öne Çıkan Kitapları:

  • Poemas perplejos (1995)

  • Aria contra coral (2001)

  • Poemas a quemarropa (2011)

  • Enseñando a nadar a la mujer casada (2021 – Endülüs Eleştirmenler Ödülü Finalisti)

  • Redención de Pandora (2023)

  • La esteva (2024)

Şair, sanatsal bütünlüğün ve samimiyetin peşinden giden, bağımsız duruşuyla İspanyol edebiyat ortamında derin bir saygınlığa sahip olan “ustalık dönemi” isimlerindendir.

İspanyolca aslından çeviren: Leyla Bayrı

En Yeniler

Julio Cortázar – Le Dôme

evrensel kusurluluk kuşkusuna katkıda bulunur bana kalıt bıraktığın o kırılgan...

Krzysztof Kieślowski ve Dekalog: Ahlak, Vicdan ve İnsan Üzerine Bir Sinema Okuması

Krzysztof Kieślowski, 1941 yılında Varşova'da ekonomik zorluklar içinde yaşayan...

Ali Özgür Özkarcı’dan Elliler Kuşağına Yeni Bir Bakış: Elliler Apartmanı Raflarda

Türkçe edebiyatın modernleşme serüveninde önemli bir kırılma noktası olarak...

Bir Vedaya Hazırlık – Ekin Şara Özden

Günler sonra dışarıdaydım. Güneş, yakıcı sıcaklığıyla tepedeydi. Apartmandan dışarı...

Galal el-Behairy – Doğum Günüm

Yarısı geçti, Yarısı öldü. Yarısı sessizce kayıp gitti parmaklarımın arasından, Dokunduğumu bile...

Nuri Bilge Ceylan’dan Yeni Film: Yorgun Güneş

Türk sinemasının dünyaca tanınan yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan'ın merakla...

Benzer İçerikler

Galal el-Behairy – Doğum Günüm

Yarısı geçti, Yarısı öldü. Yarısı sessizce kayıp gitti parmaklarımın arasından, Dokunduğumu bile hissetmeden, Soluyamadan. Yarısı geçti. Geride bir seraptan başka bir şey kalmadı Bedenin içindeki ruhun aynasında, Beni ağır ağır yutan bir...

Mónica Ojeda – Maskeler #1

Yüzüm sarsak, köhne bir sütundur; korkunun hızında bir fıtık ki beni sessizliğin en güzel böceklerini bile öldürmeye iter. Çoğaltırlar onlar hiçliğin gürültüsünü yüzümün parçaları üzerinde. Yüz, görünmezin inşasında...

Cristina Peri Rossi – Eksiklik

Kimi insanlar eksikliklerine bir isim verir. Kiminin eksiği Antônio'dur ya da Cecília, Afrika'ya bir yolculuk, bir milyon Uruguay pesosu, deniz kıyısında küçücük bir ev, bir sevgili, piyangodan çıkacak talih, iş yerinde alınacak terfi. Bizse...