Sessizlik – Handan Deniz Tinik

Dalganın çakıllardan çekilmesini ve
kumsalı ezen adımları duyuyordu

Görenler bir sessizliği diliyor sanırdı

Sökülen günde
iri ufak sözcüklerle esiyordu rüzgar
önce kulaklarının içine uğultuyla dolarak
Anlıyor muydu, seçiliyor muydu sözcükler,
bildiği bir dil miydi kuşların şakıdığı?

Oturmuş bir anı parçalarına ayırıyordu

Damlanın kızgın taşta çatlamasını,
ağustos böceklerini,
“Bu nasıl iş” diyordu annesi
“anlamıyorum”
sevgilisini,
koltuk altından dirseğine süzülen teri duyuyordu

Bir vişneyi eziyordu kırlangıçlar gökte
Saçılıyordu kızıl hareler ve
bulaşıyordu mavinin gün görmedik yerlerine

Güneş damlaları parlıyordu kuru kurak alnında
Tuzundan yanıyor olmalıydı dudaklarının çatlağı
Oysa öptüğü kehribar yontuyordu ağzını
Dere yataklarına dolan bir çavlan gibi
Sokulup, öptüm dudaklarını.

Görenler bir sessizliği diliyor sanırdı
Martıların uzaklığı muştulayan çığlıklarında
bileyliyordu ufuk kendini
Kaya oyuklarındaki yankıyı dinliyordu
içine dolan deniz çınlarken
Ağaç kabukları çatlıyor
kozalaklar
kökler
otlar

Bir avuç suya kavuşmak içindi zahterin burcusu
Bir avuç,
parmak dipleri nasırlı,
tırnakları düzensiz,
boğumları incelikli
Ayasını kumsala saplamış
Filizlerini bekliyordu

Sinekler
kara sinekler
arılar ve devrilir gibi dönen meyve sinekleri
çiziyordu göğü

Elinden emziği düşüyordu bir çocuk vurulunca
Dağlar ağrıyarak çöküyordu toprağın göğsüne

Guğurdayan kumru biliyordu,
Kızgın taşta mırlanan kedi,
Kendini çiçekleyen zeytin,

Bir akşamsefası açılıyor usulca
Bir çift göz yumuluyordu.

Görenler bir sessizliği diliyor sanırdı

Yengeçler çekiliyor gölgeli taş boşluklarına tıkırdayarak
İşçiler birer tahta kurusu,
deşiyordu yeryüzünün kılcal damarlarını

Bir döşek ve süt parası için lazımdı bu.

 

En Yeniler

Cristina Peri Rossi – Eksiklik

Kimi insanlar eksikliklerine bir isim verir. Kiminin eksiği Antônio'dur ya da Cecília, Afrika'ya...

Eda Gül’ün Yeni Kitabı “Proleter Öğüdü” 160. Kilometre Tarafından Yayımlandı

Çağdaş Türk şiirinin özgün yayın çizgisini sürdüren 160. Kilometre,...

Nostaljik Kazazedeler – Yunus Emre Oğuz

Gözü Kader’in kahvaltı tabağındaydı. Dikine, ince ince doğranmış salatalıklar,...

Alman Taşrasında Türkçe Şarkılar: Christian Petzold’un “Jerichow” Filmini Yeniden Okumak

Christian Petzold'un 2008 yapımı Jerichow filmi, ilk bakışta James...

Hugo Claus – Batı Flandre

İnce şarkı, karanlık iplik batan bir çarşaf gibi ülke. Çiftliklerin, sütün bahar...

Nihat Özdal’ın Yeni Kitabı “Bulut/Haiku” Lando Yayınlarından Yayımlandı

Şair, yazar, fotoğrafçı ve doğa gözlemcisi kimliğiyle çağdaş Türk...

Benzer İçerikler

Otopsi Perisi – Bilgehan Tuğrul

Eller ve imdat Balkonda yapılmış ağıtlara katılan kediler Hep bir ağızdan ölmeliyiz Bikinilerimizi giyip balıklama Uzun boylu seksi apartmanlardan atlayarak Uykumda lekekerini sildiğim melekler haberiniz olsun Her şey bana yaptırılıyor...

Babamın Yattığı Kabristanın Adını Yanlış Biliyorum – İlker Hepkan

nereden çıkacağın belli olmuyor beyazperdede anlayışlı bir karakterin düşünceli bakışlarında bir country albümünde, okyanusun ortasında aynada, yorgun değilsem, yüzüm gülüyorsa beni kovalayan akrabalar suretimi bir saniyeliğine yakaladığında mutfak tezgahına...

Üçüncü Perşembeler – İlda Sorel

Doktor bana bunun “küçük bir prosedür” olduğunu söylediğinde, yüzündeki ifade sanki kelimeleri değil de başka birinin hayatını anlatıyordu. Masanın üzerindeki dosyaya bakarken konuşuyor, gözleri...