Valeri Scherstjanoi – Ehlileştirmek

Yara sesi
Sürer, şişer, sızar
Zaman şerh düşer rrrrrrrr
Zaman şerh düşer rrrrrrrr Zaman şerh düşer rrrrrrrr
Gövde gürler, çatlar
Uzayan uğultu, içimde adını arar
Vücut konuşur, paslı çatlakta
Vücut konuşur, paslı çatlakta
ssssssss
uzayan şey
yutulan yara
yara şekil alır
mitler bile yaraya benzer
unutulan yine yaraya döner
vücut konuşur, parçalanmış sözle
vücut konuşur
vücut konuşur
parçalanmış sözle

yara büyür yine
loh bir çarpıntı
yara büyür yine
loh bir çarpıntı
yara büyür yine

dil çözülür artık
o bir ses olur
çatlak kimlik, kırık bir ben
o bir ses olur

ya da aha yine aha
o bir ses olur o bir ses olur
o bir ses olur

bir uğultu
şimdi uzak zamanla yayılır
şimdi hiçliğin içi zonklar
şimdi kara kumlar konuşur
o bir ses olur çığ gibi
bir uğultu, bir uğultu
ağar, ağar, ağar
çatlak kimlik konuşur
şimdi uzak yine ağar
hafıza ezilir burada
çatlak kimlik sarsılır
kara kumlar konuşur
çatlak kimlik bölünür
o bir ses olur
şimdi uzak, şimdi uzak
çatlak kimlik bölünür
o bir ses olur
yara olur, yara aşar
yara olur
dibe iner yara
dibe iner yara yine
kara kumlar konuşur
kara kumlar konuşur
kara kumlar konuşur

a ve ya
yine aha yine
hm
oh, ah
yara olur

yine aha yine
hm
ah, eh
yara olur
mh
yine aha yine
hm
uh, ih
mh
yara olur

yine aha yine mh
hm

 


Valeri Scherstjanoi (Valeriy Mihayloviç Şerstyanoy), 3 Eylül 1950’de Kazakistan’ın Sagiz bölgesinde doğmuş Rus kökenli deneysel şair, ses (laut) ve görsel şiir alanında öne çıkan uluslararası bir sanatçıdır.

Almanya ve Rusya arasında şekillenen çok katmanlı bir kültürel arka plana sahip olan Scherstjanoi, Krasnodar Üniversitesi’nde Alman dili ve edebiyatı eğitimi aldıktan sonra 1979 yılında Doğu Almanya’ya yerleşmiştir. 1980’lerden itibaren özellikle fonetik şiir (Lautpoesie) ve görsel şiir alanında üretimler yapmaya başlamış; şiiri yalnızca anlamla değil, ses, ritim ve görsel işaretlerle kuran bir estetik geliştirmiştir.

Scherstjanoi’nin çalışmaları, Rus fütürizmi ve avangard geleneğiyle yakın ilişki içindedir. Kendi geliştirdiği “scribentizm” adı verilen yazı sistemiyle ses şiirlerini görselleştirmiş; şiiri hem işitsel hem de grafiksel bir deneyime dönüştürmüştür. Ayrıca 1990’larda Berlin’de düzenlediği “Bobeobi” ses şiiri festivalleri ve 1998’de yayımladığı Tango mit Kühen antolojisiyle Rus avangard şiirinin yeniden keşfedilmesine katkıda bulunmuştur.

Sanatçı, Avrupa başta olmak üzere ABD ve Kanada’da birçok uluslararası festivalde performanslar gerçekleştirmiş; radyo oyunları, ses kayıtları ve performans şiiri alanlarında da üretim yapmıştır. 2003 yılında Hans-Erich-Nossack Ödülü’nü, 2010 yılında ise Alice Salomon Poetik Ödülü’nü kazanmıştır.

Bugün Berlin’de yaşayan Scherstjanoi, şiiri dilin sınırlarını aşan bir ses, ritim ve beden pratiği olarak ele alan çağdaş ses şiirinin önemli temsilcilerinden biri kabul edilir.

En Yeniler

Izet Sarajlijć – Bu Cuma Paris’te Ölmüş Olsaydım

Çeviri: Yaşar Nabi Nayır Bu cuma Paris'te ölmüş olsaydım yokluğumu bildiren...

Louis Armand – Balıkçının Zihnindeki Balıkçı Karısının Rüyası

Çeviren: Ozan R. Kartal Zaman & gelgit kapıları kilitler, salar...

Mehim – Fatih Bozdemir

Merhamet okşamış seni Her sabah günahlarını temizlemiş Yüzünden su Yüzünden inanıyor insan...

Alejandro Tarrab – Yaşıyor

Acımasız tarlam, hor gördüğüm o nesnenin sureti: Gerçek sığınak, yoldaş...

Barış C. Yıldırım’ın 25 Yıllık Şiir Serüvenini Buluşturan “Arbede” Yayımlandı

Barış C. Yıldırım’ın yeni şiir kitabı Arbede, KDY etiketiyle...

Thomas Möhlmann – Anne çık şu ağaç kovuğundan

Çevirmen: Cenk Gültekin Anne çık şu ağaç kovuğundan elinde iğne iplik....

Benzer İçerikler

Louis Armand – Balıkçının Zihnindeki Balıkçı Karısının Rüyası

Çeviren: Ozan R. Kartal Zaman & gelgit kapıları kilitler, salar gemileri denizlere. Denizlerin altında, sığınaklarının içinden
daima fısıltılar yükselir: “Hiçbi’ erkek hiç doğmadı” derler. Bacağına zincirlenmiş canavar — mehtaptan gözleriyle,
ağların...

Alejandro Tarrab – Yaşıyor

Acımasız tarlam, hor gördüğüm o nesnenin sureti: Gerçek sığınak, yoldaş olan ve yoldaş edinen insanlar, gözlerimiz kapalıyken duyumsadığımız ve kirlettiğimiz su akıntıları, diz çökmüş yarasa kadın, yarasa adam,...

Thomas Möhlmann – Anne çık şu ağaç kovuğundan

Çevirmen: Cenk Gültekin Anne çık şu ağaç kovuğundan elinde iğne iplik. Konuşacak tek bir ruh bulamadım gün akşam oldu, kalakaldım bir kuşun ötüşüne hasret. İçeride, masanın üstünde iki boş tabak...