münir’e, özceylan’a, medo’ya, duvarlara!
milyon yıl önce taşın taşa vurma sesi
bugünün sesinde
çekip giden bir kıyı uğulduyor çıplak
çöküp kalkmıyor pusu köşelerde bekliyor tekliğimiz
çok yağmurlu gece tin tin bir ..s.. a.. l.. y…a.. n.. g.. o.. z
şu çivi hikâyenin devamı tak! tak!
yolu uzatıp kör karanlığa saplıyoruz bakışı
geçerken korku sararsa patlatırız ıslığı
yavaşlamazsa araç atlarız
bir çeşit son tekerlek
yıldızını arayan bakışsız bir gök
karanlığa gülüyorum
karanlıkta mı demeli
şakanı anladım ışık
su çivi hikâyenin devamı kursak