XXI. Yüzyıl Şeriyye Sicillerine Göre Mental Durumum – Ahmet Keskinkılıç

“I’m sorry. Thank you. I’m sorry.”
Beau Is Afraid

Hiçbir şey değişmez.

Akan sudur. Su değişmez. Evler bazen çok eskir. Evler bazen çoksesli. Evleri bazen tamir etmek gerekir. Duvarlarındaki graffitleri ve içi yarasa dolu dış biriketlerini sıvamak gerekir. Rüya görmek gerekir. Rüyada baba görmek gerekir. Savaş görmek gerekir. Görmek gerekir. Bazen insanlarla konuşmak gerekir. Üzücü ama gerekir. Bazılarının hiç Türkçe divanı olmaz. Bazıları elmayı ısırarak, bazıları keserek yer. Ayıplanır bazıları gösterecek bir şeyleri olmadığı için. Bazen space’e doğru yerde basmak gerekir. Bazen q klavyenin zorluklarına ve bize dayatılmış olmasına. Oradan bize dayatılmış olan şeylere. Kusmak gerekir. Gösterilen harfe D demek gerekir.

Hatıralar da değişmez.

Yaşanmıştır bir kere. Gülhane Parkı değişmez. Bazıları kedileri çok sever, bazıları cinayetle yargılanır. Hiçbir şey değişmez. Karınca su taşır, sinek ısırır, örümcek ağlar. Hasan askere gider, Uğur ölür. Ölüm değişmez. Hep ordadır kapı gibi. Kapılar çok şiddetli çalar. Sanırsın ki bir şey oldu. Kurye basınçlı su atma tabancasını getirmiş. Görüş bozulur. Bazen şey dersin böyle varoluş sancısı olmaz. Varoluş sancıları olur varolduğumuz için. Normal. Bir aydır hiçbir varlık göstermeyen domates fidelerine su vermeyi unuttuğunda, birden, hiç beklemeden, çürüme olur. Kumhan Irmağı’nda, Karaburun’da. Her şey gerçekten olur. Oha.

Hiçbir şey değişmez.

Bazen hiçbir varlık gösteremiyorum. Bir ölüm haberi aldığımda. Birinin ya da böbrekleri iflas ettiğinde. Böbreklerin bile iflas ettiyse ne anlamı var? Kusur karşı tarafta bulunduğunda. Hiçbir şey değişmez. Ben değişmem mesela. Bin yıl önce ağladığım doğa olayına, yine ağlarım. Hayat değişmez. Görmek gerekir. Adım attığın yeri. Yemin ettiğin yeri. Ölüp ölüp dirildiğin yeri. Bir söz verdiğin yeri. Bok gibi bir poğaça yediğin o yeri. Prometheus’un hesaplayamadığı o ağırlığı. Görmen gerekir. Kargayı da.

Laf aramızda, sağ kalmak da hiçbir şeyi değiştirmez. İçinde sıkışıp durmuş kasveti, müthiş bir basınçla geğirip attığında. Değişmez suya baktığında. Çünkü su değişmez. Akar, durur, tekrar akar, birikir, akar, durur, tekrar akar ama değişmez. Bakmak mühim ama görmek gerekir. Avucunda hissettiğin acıda. Bir hastanenin ortasında.

Dünya böyle bir yer, biri sana yan baktığında. Görmen gerekir.

Korkmak için bile.

En Yeniler

Monica Papi’nin Yeni Şiir Kitabı “Güneş Banyosu” 160. Kilometre Tarafından Yayımlandı

Monica Papi’nin yeni şiir kitabı Güneş Banyosu, 160. Kilometre...

Vinícius de Moraes – Sadakat Sonesi

Sevgime her an dikkat edeceğim,Her şeyden önce, özenle seçeceğim,Öyle...

Üzerine Doğmak – Esra Kuş

her söküleni dikmeye yeltenen ellerimdi, ellerine* bıçağın öteki yüzü de...

Peter Balakian – Annem Bir Balıktır

  Annem bir balıktır Ve gökyüzü alçak ve gökyüzü turuncu, Ve uzun...

Banliyö Sanat Sezonun Son Şiir Gecesini Bu Cumartesi Cibali-Atölye Kafası’nda Düzenliyor

Banliyö Sanat’ın geleneksel hâle gelen şiir geceleri, sezonun son...

Samantha Barendson – Şiir Faydasızdır

Çalar saat çaldığında, tiz, acımasız bedenini ve iradeni yataktan duşa,...

Benzer İçerikler

1 & 2 – Osman Erkan

( 1 ) bana bak şair, bana eksik dokun bana köşesiz, bana eski eski seki, dar gelme, menet. men etik, düzelt, dedi sezi çubuğu.     ( 2 ) —Lütfen, az şekerli hüzün, hemen. içlik dışa,...

Baht Karası – Barış C. Yıldırım

Kendi aruzumu buldum artık arzumdur arşa yakın makineyle hayvan arasında bir köprüde Arşimet dün sürüngendim bugün ayaktayım bakmayın öyle aşık oldum yan seviştim gına geldi ahiret Hayat ne...

Sessizlik – Handan Deniz Tinik

Dalganın çakıllardan çekilmesini ve kumsalı ezen adımları duyuyordu Görenler bir sessizliği diliyor sanırdı Sökülen günde iri ufak sözcüklerle esiyordu rüzgar önce kulaklarının içine uğultuyla dolarak Anlıyor muydu, seçiliyor muydu sözcükler, bildiği...