1995’ten Bir Kayıt: İzzet Yasar’ın TRT Görüntüleri Gün Yüzüne Çıktı

1995 tarihli bu nadir televizyon kaydını gün yüzüne çıkaran Selim Karlıtekin sayesinde, İzzet Yasar’ın edebiyat çevresinde neredeyse efsaneleşmiş bir ana tanıklık ediyoruz. Yasar’ın, Mustafa Irgat’ın mezarından açtığı ve Can Kozanoğlu tarafından sunulan “Okudukça” programındaki bu konuşma, yalnızca bir kitap tanıtımı değil; aynı zamanda bir kuşağın şiir, dostluk ve kayıp üzerine kurduğu dilin canlı bir belgesi niteliğinde.

İzzet Yasar, Türk şiirinde özellikle 1980 sonrası kuşağın en kendine özgü ve “kapalı” şairlerinden biri olarak anılır. Şiirinde anlamdan çok dilin kendisini merkeze alır; hatta onun poetikasında dil, neredeyse başlı başına bir varlık haline gelir. Bu yönüyle hem Mustafa Irgat ile hem de “Reşit İmrahor” adı etrafında kurulan kolektif şiir deneyimiyle birlikte düşünülür. Bu üçlü yapı —Yasar, Irgat ve Ahmet Güntan— Türk şiirinde kimlik, anonimlik ve çoklu yazarlık üzerine radikal bir deneme olarak ortaya çıkmış; bilinmezliği ve saklı kalmayı bir estetik ilke haline getirmiştir.

Yasar’ın edebi üretimi yalnızca şiirle sınırlı değildir; öykü, deneme ve sinema yazıları da kaleme almış, farklı türler arasında dolaşan bir yazar olarak dikkat çekmiştir. 1951’de İstanbul’da doğan Yasar, “Birikim” ve “Yeni Dergi” gibi önemli yayınlarda yazmış, İkinci Yeni sonrası şiirin en özgün damarlarından birine dahil edilmiştir.

Mustafa Irgat ise hem şair hem de sinema yazarı kimliğiyle bu çevrenin en trajik figürlerinden biridir. 1950 doğumlu Irgat, şiirlerini 1970’lerden itibaren yayımlamış; Ait’siz Kimlik (1993) ve sinema yazılarından oluşan Duhuldeki Deney (1995) gibi eserler bırakmıştır. 1995 yılında, henüz 45 yaşındayken İstanbul’da hayatını kaybetmesi, onun etrafında erken bir “kayıp şair” mitolojisi oluşturmuştur.

Fotoğraf: Ayşe Nur Kocatopçu

İzzet Yasar’ın söz konusu programı Irgat’ın mezarından açması, bu mitolojinin yalnızca biyografik değil, aynı zamanda şiirsel bir jest olarak da okunabileceğini gösterir. Bu jest, bir dostun yasını tutmanın ötesinde, şiirin ölümle, yoklukla ve hafızayla kurduğu ilişkiye dair güçlü bir imgedir. Yasar’ın konuşmasında hem Irgat’a hem de Reşit İmrahor’a yapılan göndermeler, şiirin bireysel bir üretim olmaktan çıkıp kolektif bir hayalet alanına dönüştüğünü ima eder.

Bugün bu görüntülerin yeniden dolaşıma girmesi, yalnızca nostaljik bir keşif değil; aynı zamanda 1990’lar Türk şiirinin yeraltı damarını yeniden düşünmek için önemli bir fırsat sunuyor. Çünkü Yasar ve Irgat’ın birlikte kurduğu dil, hâlâ tam anlamıyla çözülememiş, hatta belki de çözülmek istenmeyen bir şiir olarak varlığını sürdürüyor.

En Yeniler

Iryna Shuvalova – Konuşma

konuşmak artık el yordamıyla gerçekleşiyor geceleyin böğürtlen toplar gibi bahçenin sınırları silinirken karanlığın...

Nalan Kurunç’un Yeni Kitabı “Cin Makası” Unutuş Yayınları Etiketiyle Yayımlandı

“Hangi ağızdan içeri sokulur yurttaşlık, bir sesi de cezbederek?” Cin...

Ara Güler Arşivinden Fotoğraflar “Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi” Sergisi İzmir Kültürpark’ta

Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi koleksiyonundan seçili fotoğraflar,...

Son Söz – Zafer Yalçınpınar

yavaş yavaş hatırlayamayacağız ________tarihin büyük döngüsünü ve son bir kez -belki...

Beril Uygun’dan Kendi Karanlığına Açılan Bir Şiir: Toyluk Mahsulleri

Henüz on dokuz yaşında olan Beril Uygun’un ilk şiir...

Bir Çürüğün Savunması – Kadir Erdem

Onlarca gırtlağın başdüşmanı azı dişlerimi Şimdi satılığa çıkartıyorum. Buna nasıl ve...

Benzer İçerikler

Yavuz Çetin’in Bodrum Kayıtlarında Son Perde: “The Bodrum Sessions Live 1995, Vol. 2” 15 Ağustos’ta Yayımlanıyor

Yavuz Çetin’in 1990’lı yıllarda Bodrum’da gerçekleştirdiği canlı performanslardan günümüze ulaşan arşiv kayıtları, The Bodrum Sessions Live 1995, Vol. 2 ile bir kez daha dinleyiciyle...

İBB’den Mahmud Derviş Anısına “Filistin Şiir Akşamı”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, vefatının yıl dönümünde Filistin direnişinin sembol isimlerinden şair Mahmud Derviş anısına özel bir şiir akşamı düzenliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve...

Nuri Bilge Ceylan’dan Yeni Film: Yorgun Güneş

Türk sinemasının dünyaca tanınan yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan'ın merakla beklenen yeni filmi Yorgun Güneşte çekimler tamamlandı. Haziran ayının başında İstanbul'da başlayan çekimler, Çanakkale'nin tarihi...