Kısa Yazabilmek: Arife Kalender Şiiri Üzerine – Gazi Giray Günaydın

Arife Kalender şiiri üzerine bile isteye yazmak istiyorum. Çünki kendisinden öğreneceğim çok şey var. En çok da Tenden Gömlek’de bulunan şiirler üzerinden konuşmak isterim.

Arife Hanım’dan ilk öğrenilmesi gerekenin kısa yazmak ya da kısa yazabilmek olduğu düşüncesindeyim. Kısa yazmak ve birkaç kelimeye devasa anlâm bulutlarını sığdırabilmek… Eh, tabii olarak da mısralarda gereksiz betimlemelere yer verilmemiş oluyor böylece.

Ancak bir şerh düşmek isterim: Kısa yazmak demek her zaman birkaç kelimelik mısralar yazmak demek değildir. En azından ben böyle düşünüyorum. Uzun bir satırı kaplayacak uzun bir mısra ile de kısa yazabilirsiniz. Önemli olan kurduğunuz kelimelerin düğümünü nasıl attığınız ve mısradaki kelimelere ne miktarda ve nicelikte mânâ gizleyebildiğinizdir. Matruşka misali içe doğru kapanan, kapandıkça kapanan kelimelerle kurmayı başarmışsanız şiirinizi uzun bir mısrayla da kısa yazmış olabilirsiniz.

Lâkin her şey anlâmda sanılmamalı: Bazan hepimizi tebessüm ettirecek ya da dikkatimizi çekecek birkaç kelimelik bir benzetme de şiirimizi öteki uzaylara ulaştırmaya kâfi gelir.

Arife Kalender’in Tenden Gömlek kitabındaki “Rüyamda Kim Bağırıyor?,” “Bekledim,” “Ölüm Kayıtları,” “Yatağın Söylediği,” şiirlerini bu bağlamda burada örnek olarak yazabilirim. İlâve olarak, kitabın son bölümünde yer alan “Haikular ve Türküler” bölümündeki bütün şiirleri hem kalite açısından hem de okuyucuya verdiği haz bakımından kıymetli buluyorum.

Elbette, Arife Kalender’in şiir için verdiği emek ve yazdıklarını anlayabilmeye benim yaşım yetmez. Bu sebeple ancak Arife Kalender’in şiirlerini ve yazdıklarını kendi şiir anlayışım ve yaklaşımım üzerinden değerlendirebilirim. Tenden Gömlek üzerine daha çok düşünüyorum, bu yüzden. Arife Kalender üzerine yazıyorum çünki bu yazının antresinde de belirttiğim gibi kendisinden öğrenebileceğim ya da genç şairlerin öğrenebileceği çok şey var.

Arife Kalender şiiri basit, yalın ve okuyucuyu yormuyor. Buna mukabil, yazdıkları gündelik meseleler dahi olsa lalettayin yazılmış mısralar değil. Sürekli bir anlâm havzalarından besleniyor. Hepimizin müşterek acısına ya da sevinçlerine dokunuyor. Yani, bir bakıyorsunuz ansızın bir mısrayla size başka bir dünyanın havasını teneffüs ettiriyor. Kendi yazdığım şiirlerde de en çok sevdiğim hususlardan birisi bu. Sözü yeniden ve başka bir biçimde ve bambaşka mânâlara da gelebilecek şekilde söyleyebilme becerisi. Bazan birkaç kelime ve birkaç mısra şiirin bütün atmosferini değiştirebiliyor ve bu o şiiri/şairi sevebilmeniz için yeterli oluyor.

Böylelikle, okuyabildiklerim üzerinden Arife Kalender’in şiiri benim şiir belleğimde kıymetli bir yer ediniyor. Ancak asıl önemli olan bu değil; Arife Hanım’ın on yıllar boyunca edebiyata ve şiire verdiği emek. Bıkmadan usanmadan yıllar boyunca yazabilmesi ve edebiyatın iyileştirici gücüne olan inancı.

Yazıyı başlığıyla uyumlu tutmak lazım. Kısa bir yazı olsun ve zahmetsizce okunabilsin isterim. Tabi, yazı uzun da kısa da olsa zahmetsizce okuyabilmek de bir entelektüel düzey meselesi. Şiir Irmakları kitabında on dört şair üzerine yazdığı yazılar ve şiir yazmak kadar eleştiri yazıları yazma ihtiyacı hisseden Arife Kalender’i örnek aldığımızı belirterek bu eleştiri yazısını yazdığımızı söyleyerek nihayetlendirelim.

En Yeniler

31. Arkadaş Zekâi Özger Şiir Ödülü, Sahibini Buldu!

Mayıs Yayınları tarafından geleneksel olarak düzenlenen edebiyat ödüllerinden olan...

Kadının Adı Gerçekten Yok mu? – Nehir Hilavin

Nehir Hilavin Kadının Adı Gerçekten Yok Mu? Türkiye'deki Bekaret Tartışmaları ve...

Bir Ozanın Aile Evini Ziyarete Gitmek – Mesut Barış Övün

girişte mahzun bir koltuk vardır her ziyaretimde beni ağırlayan ve kadim...

Zafer Zorlu’nun Yeni Kitabı “Etten Kurgu” Everest Yayınları Tarafından Yayınlandı

Zafer Zorlu, 2019 yılında yayımlanan ilk kitabı Oğul Sırtlanı...

Simin Behbehani – Gökyüzü Boş

Gökyüzü boş, bomboş kim götürdü aydınlığını? Ay'ın tacı olan Samanyolu'nu...

11. Banliyö Şiir Gecesi Cibali’de 11 Nisan’da Gerçekleşti

Şiirin farklı seslerini bir araya getiren Banliyö Şiir Geceleri’nin...

Benzer İçerikler

Manrico Murzi İle Dünya Edebiyatı Üzerine Uzun Bir Söyleşi

1. Sizi İtalya’da Poeta Giramondo, yani “dünyayı dolaşan şair” olarak çağırıyorlar. Mısır’dan Yunanistan’a, Rusya’dan Ortadoğu’ya, Hindistan’dan Amerika’ya geniş bir coğrafyada seyahatler yaptınız. Roma Sapienza...

Kemal’in Masumiyetsizliği: Orhan Pamuk’un gündemdeki romanına zamansal, sınıfsal ve cinsel bir yaklaşım.

Özlem Sagon     Geçtiğimiz haftalarda çıkan bir mini dizinin etkisiyle Orhan Pamuk’un meşhur kitabı Masumiyet Müzesi yeniden gündeme oturdu. Paylaşılan birçok yorumda Kemal’in Füsun’a aşık olup...

Bir İlk Roman Başarısı: Vahşi Evler ve Barrett’in Uzun Anlatı Denemesi

Colin Barrett’in ilk romanı Wild Houses (Türkçede Vahşi Evler), İthaki Yayınları tarafından yayımlandığından beri merak ettiğim kitaplardan biriydi. Barrett’i daha önce öyküleriyle tanıyordum; bu...