Dikkat! Tetikleyici Bir Kitap: Genç Mungo

Leyla Bayrı

Douglas Stuart’ın kaleminden çıkan ve ülkemizde Can Yayınları etiketiyle raflarda yer bulan Genç Mungo, 1990’ların başında Glasgow’un yoksul mahallelerinde geçen çarpıcı ve sert bir büyüme hikâyesi sunuyor. Toplumun katı normlarına, aile içindeki baskıya ve yoksulluğun acımasız gerçeklerine karşı savaşan genç bir çocuğun, kendini keşfetme sürecine şahit oluyoruz bu kitapta.

Hikâyenin merkezinde, 15 yaşındaki Mungo Hamilton yer alıyor. Küçük, hassas, naif ve çevresi tarafından erkeksi bulunmayan yapısı nedeniyle sürekli dışlanan bir genç Mungo. Yaşadığı toplumun katı ve önyargılı kalıpları, Mungo’nun kendi kimliğiyle yüzleşmesini zorlaştırıyor. Protestan bir ailede yetişen Mungo, kendisini kabullenmeye çalışırken bir yandan da erkek kardeşi Hamish ve çevresindeki diğer insanların homofobik zorbalıklarıyla mücadele ediyor. Onu “daha erkeksi” yapacağına inanan annesi, iki tehlikeli adamın eline bırakıyor ve bu yolculuk, onun için korkunç bir deneyime dönüşüyor.

Mungo’nun hayatındaki önemli figürlerden biri, ablası Jodi. Ailenin en aklı başında bireylerinden biri olarak, annelerinin eksik bıraktığı koruma duygusu ve sevgiyi Mungo’ya vermeye çalışıyor. Onun iyiliğini istese de, Mungo’nun eşcinselliğini kabul edememesi, aralarındaki ilişkinin sarsılmasına neden oluyor.

Ailenin en büyük çocuğu olan Hamish ise, şiddet dolu ve baskıcı tavırlarıyla hem Mungo’nun hem de çevresindekilerin hayatını zorlaştırıyor. Lideri olduğu Protestan çetesiyle mahallede korku salarken, Mungo’nun farklılığını kabul etmek yerine onu cezalandırmayı tercih ediyor.

Mungo’nun en büyük sığınağı ise, James Jamieson oluyor. James, hassas ve anlayışlı biri olarak Mungo’nun kalbini kazanıyor. Ancak toplum baskısı, onların ilişkisini de tehdit ediyor. James’in babası, onun kimliğini reddetmesini isterken, Hamish ise kardeşinin James ile olan bağını öğrenince büyük bir şiddet uyguluyor.

Mungo’nun annesi Maureen (Mo Maw), genç yaşta anne olmuş ve hayatın zorluklarıyla baş edememiş bir kadın. Alkol bağımlılığı nedeniyle çocuklarına iyi bir anne olamıyor ve daha çok onların desteğine ihtiyaç duyan bir ebeveyn hâline geliyor. Oğlu Mungo’yu sertleştirmek adına yanlış ellere teslim etmesi ise, onun en büyük hatalarından biri oluyor.

Gallowgate ve St. Christopher, hikâyenin en ürkütücü karakterleri. Hapisten çıkmış bu iki adam, Mungo’yu annesinin rızasıyla yanlarına alıp ona travmatik anlar yaşatıyorlar. Mungo, hayatta kalabilmek için bu korkunç insanlara karşı direnmek zorunda kalıyor.

Douglas Stuart, Glasgow’un 90’lı yıllardaki çetin yaşam koşullarını çarpıcı bir dille anlatırken, okuyucusunu kitabın kasvetli ve gerçekçi atmosferine çekmeyi başarıyor. Hikâyenin akıcılığı ve dil tercihleri, kitabın otantik yapısını pekiştiriyor. Roman, okuyucusunu derinlemesine sarsan sahneleriyle dikkat çekiyor. Stuart, yoksulluk, bağımlılık ve toplumsal baskılar gibi ağır konuları büyük bir ustalıkla işleyerek, Mungo’nun iç dünyasını ve yaşadığı zorlukları son derece gerçekçi bir şekilde aktarıyor.

Kitabın belki de en güçlü yönlerinden biri; karakter derinliği. Mungo’nun iç çatışmaları, çevresiyle olan ilişkileri ve hayatta kalma mücadelesi, okuyucunun onunla bağ kurmasını kolaylaştırıyor. Acı dolu olayların içinde bile umut ve sevginin varlığı, kitabın en vurucu yanlarından biri hâline geliyor.

Genç Mungo, kesinlikle kolay okunacak bir kitap değil. Karakterlerin yaşadığı travmalar ve sert sahneler, bazı okuyucular için rahatsız edici olabilir. Ancak, derinlikli karakter analizi, etkileyici atmosferi ve güçlü anlatımıyla, edebiyat severlerin kaçırmaması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Eğer büyüme hikâyeleri, toplumsal normlarla mücadele ve umut dolu anlatılar ilginizi çekiyorsa, Genç Mungo kesinlikle listenize eklemeniz gereken bir kitap.

En Yeniler

160. Kilometre Yayınları 15 Yaşında

Türk şiirinde ısrarın, dayanışmanın ve estetik cesaretin adı olan...

Varsa Bir Şey Göster Yoksa İçimi Rahat Ettir – Emir Alisipahi

Hafiflediğimi anladığında üşüşür tepeme hemen. ne seninki ne benimki...

Ghayath Almadhoun – Katliam

Katliam, arkadaşlarımı tuzsuz biçimde yiyip bitiren, ölü bir metafor....

Yeni e Dergisi’nin 90. Sayısı “Kültür Sanat Alanında Örgütlenme Deneyimleri 2” Dosyasıyla Yayımlandı

Kültür, sanat, edebiyat dergisi Yeni e’nin 90. sayısı yayımlandı....

Bir Kuğuya Atkı Öldüm Ördü O Gece – Bilgehan Tuğrul

o pavyona gitmeye hazırlanan köşeli başı örtülü bir kuğuydu kalbi 2019...

Hamnet Filmi Üzerinden Sanat ve Kayıp İlişkisi

Hamnet’i izlediğimde, bir dönem filminden çok bir yas mekânına...

Benzer İçerikler

Masumiyet Müzesi’nde Aşk Söylemleri: Kemal Basmacı

Orhan Pamuk’un 2008’de yayınlanan romanı Masumiyet Müzesi, Türk edebiyatının en tartışmalı aşık karakterini bizimle tanıştırır. Romanın ana karakteri Kemal Basmacı, dinamikleri farklı iki ilişki...

Kay Dick’in Dsitopik Evreni Onlar’ı Bugünden Okumak

Kay Dick’in 1977’de yayımlanan romanı Onlar (They) ile ilk karşılaştığımda, beni sarsan şey açık bir distopya anlatısı değil, daha çok tarif etmekte zorlandığım bir...

Hakikatin Konforu Bozulurken: Temelsizliğin Yüceltilmesi

Lev Şestov’un Temelsizliğin Yüceltilmesi’ni okurken insanın elindeki kitabın türü sürekli yer değiştiriyor. Bir felsefe metni gibi başlıyor, sonra bir ahlâk eleştirisine dönüyor, bir yerden...