Çeyrek Asra Doğru Ekim Geçidi

Gülsün Erbil’in ülkemize kazandırdığı Ekim Geçidi Sergi dizisi ilk kez 29 Ekim 2002 tarihinde İstanbul Beyoğlu’ndaki Galeri X’te sanatseverlerle buluştu. Erbil, projenin çıkış noktasını Türk sanatını ve sanatçısını dünyaya doğru ve güçlü bir dille ifade etme arzusu olarak açıklar. Sanatçı, Londra’da yaşadığı yıllarda Cumhuriyet’in tanıtım vizyonunu ve kültürel birikimini nasıl daha verimli yansıtabileceğini düşlerken Ekim Geçidi’nin temellerini attı. Daimî temasını Cumhuriyet ve Atatürk devrimlerinden alan sergiler; alaylı-okullu ayrımı gözetmeksizin hem usta isimlere hem de henüz yolun başındaki yeteneklere alan açtı. Yirmi yılı aşkın süredir eş zamanlı veya birbirini izleyen tarihlerle Türkiye’nin dört bir yanındaki kültür merkezleri ve galerilerde varlığını sürdüren bu sergiler kolektif bir sanat belleği inşa ediyor.

Bu yıl ise Antalya’da Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Akife Dekeli küratörlüğünde Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi’nde izleyiciyle buluşan sergi; Tekirdağ’da Namık Kemal Üniversitesi Rektörlük Sanat Galerisi bünyesinde Öğr. Gör. Dr. Dilek Kuyrukçu ve İsminaz Arslan küratörlüğünde gerçekleşiyor. Gelenekselleşen İstanbul, Ankara ve İzmir ayakları da bağımsız galeriler ve yerel küratörler eşliğinde 29 Ekim haftası boyunca yeni seçkileri ağırlamayı sürdürüyor.

Gülsün Erbil’in kişisel bir düşüyle filizlenen proje; resimden seramiğe, gravürden litografiye uzanan çok sesli yapısıyla bugün yalnızca bir sergi dizisi değil Cumhuriyet’e adanmış kolektif bir saygı duruşu niteliğinde. Farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan sergi hem ustaların birikimine tanıklık etmek hem de yerel sanatçıların taze nefesini hissetmek isteyenler için bu ekim ayında da kaçırılmayacak bir hafıza mekânı vadediyor.

Bu yıl Antalya’dan İstanbul ve İzmir’e kadar birçok merkezde eş zamanlı seçkiler izleyiciyle buluşurken ben de bu çok sesli hareketin nabzını yerinde tutmak üzere Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Rektörlük Sanat Galerisi’nin yolunu tuttum.

Trakya’da Bir Sanat Buluşması: Tekirdağ Seçkisi

Öğr. Gör. Dr. Dilek Kuyrukçu ve İsminaz Arslan küratörlüğünde hayat bulan Tekirdağ ayağında galeri salonunun ilk andaki mesafeli ve serin havası Dilek Hoca’nın içten karşılaması ve yaydığı samimi enerjiyle bir anda dağıldı. Mekân tam da serginin özüne yakışır biçimde hocalarla öğrencilerin, usta sanatçılarla genç yeteneklerin yan yana durduğu, üretimin heyecanının paylaşıldığı canlı bir buluşma alanına dönüşmüştü.

Seçkinin ağırlık merkezini elbette farklı teknik ve yaklaşımlarla ele alınmış Atatürk tasvirleri oluşturuyordu. Ancak sergi tek bir formla sınırlı kalmayıp kuş motiflerinden lirik ve soyut tuval denemelerine kadar geniş bir anlatım çeşitliliğine kapı aralıyordu. Çivilerin ve tellerin sabırlı uyumunu yansıtan filografi tekniğiyle üretilmiş Türk bayrağı ve Atatürk çalışmaları geleneksel el emeğinin çağdaş bir yorumu olarak öne çıkarken salondaki bir eser serginin tüm felsefesini tek başına sırtlıyordu:

Seramik dalgaların arasından yükselen bir Atatürk figürü…

Dalgaların her bir kıvrımına nakşedilmiş nota ve dans gibi farklı disiplinler; Cumhuriyet’in yalnızca siyasi bir kazanım değil sanatla yoğrulmuş çok sesli bir aydınlanma hamlesi olduğunu adeta fısıldıyordu. Bu eser Gülsün Erbil’in 2002’de yola çıkarken kurduğu o “sanatla var olma” ülküsünün somut ve zarif bir heykelsi karşılığı gibiydi.

Gülsün Erbil’in çeyrek asra yaklaşan düşü bugün Tekirdağ’da usta ile çırağın aynı ışıkta buluştuğu kolektif bir saygı duruşuna dönüşmüş durumda. Resimden seramiğe, gelenekselden çağdaşa uzanan bu çok dilli anlatım Cumhuriyet’in sanatla nefes alan hafızasına tanıklık etmek isteyen tüm izleyiciler için ilham verici bir durak vadediyor.

En Yeniler

Ölüler Pazarı – Mihriban Kurt

Babaanneme   Yazık yavrucağa, babasını hiç tanımayacak, dedi biri. Kim olduğunu...

Buzdokuz’un 32. Sayısı “İfadeci – Kavramsal Şiir” Dosyasıyla Yayımlandı

Buzdokuz Şiir Teori Eleştiri dergisi Ekim-Kasım-Aralık 2026 sayısıyla 7....

Seán Dunne – Üç Aşk Şiiri

Âşık Kadın Gözkapaklarımda duruyor, saçları saçlarıma karışmış. Ellerimin biçimini almış, gözlerimin rengini. Gölgemde yitip...

Bir Gramofon İğnesi Kırık – Barış C. Yıldırım

Çoktan sustu sana aldığım antika gramofon çalmaya devam etse de...

Kadın Hafızasının İzinde: Selda Uygur’un Yeni Romanı Yalvaç

Edebiyat dünyasının dikkat çeken ödüllü kalemlerinden Selda Uygur, Bilgi...

Bir Kazanın İçinden Bir Hayata Bakmak: “Hayat Bağları” Filmi Üzerine Bir İnceleme

Hayat Bağları, bir ölüm filminden çok bir erteleme filmi....

Benzer İçerikler

Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi Kitap Şenliği, 9-18 Ekim’de

Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nin düzenlediği Kitap Şenliği, 9-18 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. On gün sürecek şenlikte yayınevleri, yazarlar, okurlar ve çevirmenler Kıraathane’nin...

Bade Nosa ve Bülent Ortaçgil, Behçet Necatigil İçin Buluştu

Bade Nosa’nın Gülten Akın ve Behçet Necatigil şiirlerinden bestelediği ikinci albümü Şiir Eski Suç Ortağımız, Behçet Necatigil şiirlerine ayrılan ikinci yarısına “Serin Mavi” ile...

10. İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali 24 Eylül’de Başlıyor

“Edebiyat İyileştirir” temasıyla bu yıl 10. kez düzenlenecek İzmir Uluslararası Edebiyat Festivali, 24-27 Eylül 2026 tarihleri arasında edebiyat, şiir, müzik, tiyatro, sinema ve farklı...