Biz Bir Şairi Şiir Yazsın İçin Ölümle Korkutuyoruz Dom!

Mihriban Kurt

I.
kafesi göğsünde bir çocuk
verecekti yaşamam diye kalbini
geçmişte bir karaağaç yolcusuydu bugün yetim

şimdi ölümü ağzında tutuyor güya kuş
adımları hızlanıyor önünde uzun toprak
toprakta kara gül

adını parasız mezar taşlarına yazdırıyor



II.
esrik bir babası var haktan yana yüzü
çerçeveleniyor boy aynalarında
yazgısı elinde yitik

hamallığı miras kalıyor belinde kuşak
taşıyor evine oyunları tahta kasalarda
içinde bir bebek plastik

zımbalı göğsüne etten oyuncaklar sığdırıyor



III.
parmaklardan akan kana gözleri kapalı
uyanıyor bir çocuğa kara evde
tek odalı bir gecekondu

elleriyle kuş vuran ilk oğlunu ölüme
asıyor penceredeki halatın ucunda
kara kambur elleriyle

ilk salıncak haziran bir gecede kuruluyor



IV.
yalanıyla avunup vermemek için gece bekçisine
bağlıyor örseli gözlerine sarı bir bezle
raylarını renksiz trenin

yüzüyle sarı bir dünyaya yolculuk yapıyor




V.
tophaneden düz gelen ayaklarına
öğretemiyor bakmayı yokuş gültepeye
bacakları göğünde iğreti

çığlığını kırmızı defterine karalıyor

-yokuş gültepe
gülmekle çıkılmıyor!

*Ece Ayhan – Mektup Nadajlıdır Dom!

En Yeniler

Nutk – Serdar Solkun

münir’e, özceylan’a, medo’ya, duvarlara! milyon yıl önce taşın taşa vurma...

Ahmet Ali Arslan ile Son Albümü Manastır Üzerine Söyleşi – Vol:1

Ahmet Ali Arslan, Türkiye alternatif müzik sahnesinde türler ve...

Hüseyin Peker’in Yeni Şiir Kitabı “Yakanıza Gül” Yayımlandı

“Ben sağır oldum, yeter mi? Duymadım yakanıza gül taktığınız günleri…” Hüseyin...

Kay Dick’in Dsitopik Evreni Onlar’ı Bugünden Okumak

Kay Dick’in 1977’de yayımlanan romanı Onlar (They) ile ilk...

New York Çatıları – İlker Hepkan

ud seslerini sirenlere değiştirdiğimi hatırlatmazsa olmaz filmlerde anlatmazlar bunu. karın yağmaktan...

Marie Howe – Testere

Bir testere her zaman bir yerden çıkar, matkabın sızlayan sesi,...

Benzer İçerikler

New York Çatıları – İlker Hepkan

ud seslerini sirenlere değiştirdiğimi hatırlatmazsa olmaz filmlerde anlatmazlar bunu. karın yağmaktan usanmadığı sabahlar ve nemin uyutmadığı akşamlar hepsine tepeden bakmak lazım, alışılmıyor yoksa. buraya kadar geldin ha hareket etmeden durabildiğin...

Ölüm Kere Dirim – Betül Aydın

nüksetti kıvrım sağolsun dip sallatısı yüze yurduk çoğu çoluğu muz yiyemeden nurtop toprağa düzedurduk. muzmu eklentik, kabus travma tertemiz kalabilen insanların ruhuna FATİH HA? bunca zaman ektik biçemeden...

Katakompleks – Onur Dönmez

turna vurulur. tuncanın atları kurur. bindallılar kırılır, ormandan kente konur. pencereler temizlemez kuşların kurşununu. adını değiştirirlerse bir babanın kırgınlığı bitmez hasreti de bir babanın. küçük değilim çerçeve kopçasını koparmak...