Izet Sarajlijć – Bu Cuma Paris’te Ölmüş Olsaydım

Çeviri: Yaşar Nabi Nayır

Bu cuma Paris’te ölmüş olsaydım
yokluğumu bildiren teli kim çekecekti
oysa en azından üç gün gerekirdi polise
bir zamanlar yaşamış olduğumu ispat için.

Bu cumartesi Varşova’da ölmüş olsaydım
güzel bir kadın randevusuna geç kalırdı,
resepsiyonda çalışan güzel bir kadın.

Bu pazar Leningrad’da ölmüş olsaydım
en korkuncu olurdu bu, beyaz gece
kolunda bir kara pazubentle çıka gelir de
söyler misiniz, neye benzerdi kara pazubendiyle
bu beyaz gece.

Bu salı Berlin’de ölmüş olsaydım
bir Yugoslav yazarı birden ölüvermiş Berlin’de
diye bir haber yayılırdı ortalığa
ama ben, laf olsun diye değil, mecburum
memleketimde ölmeye.

Görüyorsunuz ya ne kadar iyi olmuş ölmeyişim
ve gene aranızda bulunuşum.
Beni alkışlayabilirsiniz. Beni ıslıklayabilirsiniz.
Görüyorsunuz ya ne kadar iyi olmuş ölmeyişim
ve gene aranızda bulunuşum.


İzet Sarajlić, 1930 yılında Bosna’nın kuzeyindeki Doboj’da doğdu. On beş yaşında Saraybosna’ya taşındı ve 2002’deki ölümüne kadar orada yaşadı. Doğu Avrupa’nın önde gelen şairlerinden biri, Saraybosna’nın 99 Çevresi üyesi ve Bosna’nın büyük trajedisine tanık olan İzet Sarajlić, Saraybosna Felsefe Fakültesi’nden edebiyat diploması aldı. 1954 yılında, Bosna Hersek’te modern şiirde yeni akımlara öncülük eden 54 Grubu’nu kurdu. Ölümüne kadar laik kültürün, çoğulculuğun ve birlikte yaşamanın korunması için mücadele etti. Rus şiirinin büyük bir uzmanı ve çevirmeni olan Sarajlić’in eserleri birçok dile çevrilmiştir. Eserlerinin tamamı Rabic tarafından üç cilt halinde yayınlanmıştır.

 

Eserleri:

  • U susretu (1949)
  • Sivi vikend (1955)
  • Minutu ćutanja (1960)
  • Posveta (1961)
  • Tranzit (1963)
  • Intermeco (1965)
  • Godine, godine (1965)
  • Portreti drugova (1965)
  • Putujem i govorim (1967)
  • Ipak elegija (1967)
  • Filozofijska i sociologijska bibliografija SRH od 1945-1962 (1968)
  • Vilsonovo šetalište (1969)
  • Patricijeva filozofija bitka (1970)
  • Stihovi za laku noć (1971)
  • Biće beskonačnog (1973)
  • Pisma (1974)
  • Koga će sutra voziti taksisti (1974)
  • Nastavak razgovora (1977)
  • Hrestomatija etičkih tekstova patristike-skolastike renesanse (1978)
  • Pohvala filodoksiji (1978)
  • Trinaest knjižica poezije (1978)
  • Osnovi marksizma sa teorijom i praksom socijalističkog samoupravljanja (1980)
  • Knjiga prijatelja (1981)
  • Neko je zvonio (1982)
  • Nekrolog slavuju (1987)
  • Slavim (1988)
  • Oproštaj sa evropskim humanističkim idealizmom (1989)
  • Sarajevska ratna zbirka (1992)
  • Patricijeva kritika Aristotelesa (1996)
  • Knjiga oproštaja (1996)
  • Logos u Herakleitosa (1997)
  • 30. februar (1998)
  • V.P. (1999)

En Yeniler

Louis Armand – Balıkçının Zihnindeki Balıkçı Karısının Rüyası

Çeviren: Ozan R. Kartal Zaman & gelgit kapıları kilitler, salar...

Mehim – Fatih Bozdemir

Merhamet okşamış seni Her sabah günahlarını temizlemiş Yüzünden su Yüzünden inanıyor insan...

Alejandro Tarrab – Yaşıyor

Acımasız tarlam, hor gördüğüm o nesnenin sureti: Gerçek sığınak, yoldaş...

Barış C. Yıldırım’ın 25 Yıllık Şiir Serüvenini Buluşturan “Arbede” Yayımlandı

Barış C. Yıldırım’ın yeni şiir kitabı Arbede, KDY etiketiyle...

Thomas Möhlmann – Anne çık şu ağaç kovuğundan

Çevirmen: Cenk Gültekin Anne çık şu ağaç kovuğundan elinde iğne iplik....

Yarılmış Yakınlık – Yağmur Sunar

duvarlara doğrulan omuz duvarlardan yana hep daha fazlası olurken ertelenmiş kalıcılığa...

Benzer İçerikler

Alejandro Tarrab – Yaşıyor

Acımasız tarlam, hor gördüğüm o nesnenin sureti: Gerçek sığınak, yoldaş olan ve yoldaş edinen insanlar, gözlerimiz kapalıyken duyumsadığımız ve kirlettiğimiz su akıntıları, diz çökmüş yarasa kadın, yarasa adam,...

Thomas Möhlmann – Anne çık şu ağaç kovuğundan

Çevirmen: Cenk Gültekin Anne çık şu ağaç kovuğundan elinde iğne iplik. Konuşacak tek bir ruh bulamadım gün akşam oldu, kalakaldım bir kuşun ötüşüne hasret. İçeride, masanın üstünde iki boş tabak...

María Paz Guerrero – Sokağa Çıktığında Çöp Dağları Görünüyor

Çeviren: Nil Gürel Arostegui sokağa çıktığında çöp görüyor, çöp yığınlarıköşelerde birikmiş, bir evsiz bir torbadanbayat azıkları çıkarıyor, bir diğeri isekaldırımın orta yerinde uyuyor, Tanrı rengârenk...