Marie Howe – Testere

Bir testere her zaman bir yerden çıkar,
matkabın sızlayan sesi, birileri bir şey inşa ediyor veya
yıkıyor parça pinçik, sıkışan demir civatalar.

Nereye baksan insan iradesinin sesi,
motorun yaygara narası, bir bıçağın kesiti, tekerin devri,
tamir, çekiç, tak!

Biri çarmıha gerilmiş, biri tasmalı, kırbaçlanmış.
İskeleden biri sarkar: dinle: gıcırdayan ip:
biraz daha tak tak!

Onu kendi silahıyla öldür, bağırdı bir kadın, kendi silahıyla öldür adamı.

Ne yaptık biz? Neyi büyütüyoruz?
Peki bizi böyle şeyler yapmamıza ve yapmaya devam etmemize olanak sağlayan kim veya neydi?

Küçülüyoruz—her şeyi parçalıyoruz,
Birbirimize dönüp kimsenin tatmin edemeyeceği insanüstü şeyler için yalvarıyoruz.

 

En Yeniler

Geyikbayırı – Esra Asar

elimde mikrofon da vardı payitahttaydım da ama demedim kimseye siz birbirinizi...

Dostumuz Cemre Nehir Karain’i kaybettik.

Şiir gecelerimizde ağırlama fırsatı bulduğumuz, ekibimizden pek çok arkadaşımızın...

Bekir Dadır’dan Eleştiri ve İnceleme: “Çağdaş Şiire İçeriden Bir Bakış”

Uzun yıllara yayılan bir düşünsel emeğin ürünü olan bu...

Manrico Murzi İle Dünya Edebiyatı Üzerine Uzun Bir Söyleşi

1. Sizi İtalya’da Poeta Giramondo, yani “dünyayı dolaşan şair”...

Kemal’in Masumiyetsizliği: Orhan Pamuk’un gündemdeki romanına zamansal, sınıfsal ve cinsel bir yaklaşım.

Özlem Sagon     Geçtiğimiz haftalarda çıkan bir mini dizinin etkisiyle Orhan...

Sürekli Tahribat – Emrullah Şekerci

mülk görünümü olan çehresiz maskelerde bir benzemezin gümbürtüsü ıpıssız huu eşikte...

Benzer İçerikler

Ana Kinsella – Bataklık Cesetleri

Çeviren: Leyla Bayrı Colm, ilk bedene bakmak için bölmenin arkasına geçtiği anda midesi bulanır. İçerisi karanlıktır. Beden camın altında yatmaktadır; sıcak, sarı bir ışıkla aydınlatılmıştır....

Nasim Luczaj – Üç Şiir

  Çeviren: Zehra Güven Taos, New Mexico. 7 Mayıs 1929 Seni terk ettiğimden beri her sabah durgun, ışıl ışıl, kokulu ve özgür. Ama ısırdığım anda tatsızlaşıyor, çılgınlıkla donukluk arasında o eski...

Sebastiano Grasso – Duvarlarda

Çeviren: Erkut Tokman Yıllardır beyaz sayfaların üstünde olduğu gibi; işte senin ismin duvarlarda, bir hengâme, yüzünün gerisinde dörtnala, bacakların beni sımsıkı sararken, sekste. Ateş kalıcı görünen tozu yerle bir...