Çok yönlü ve ne istediğini bilen kişiliğiyle hem Türkiye’de hem Avrupa’da birçok ilke imza atan Semiha Berksoy (1910–2004) sergisi “Tüm Renklerin Aryası”, sanatçının sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan üretimini bir araya getiriyor. Böylece, sanatçının çok katmanlı dünyasını 200’ü aşkın yapıt aracılığıyla görünür kılarken; onun opera, tiyatro, resim ve edebiyat arasında kurduğu özgün ilişkileri vurguluyor.
Erken dönem desenlerinden sahneye taşıdığı opera temalı resimlerine, otoportre ve portrelerinden çarşaf resimlerine uzanan seçki, Berksoy’un kişisel mitolojisini ve sahneyle kurduğu derin bağı tematik bir kurguyla izleyiciye sunuyor. Sanatçının başrolünde yer aldığı operalar, sahne aldığı tiyatro oyunları, yayımlanan öyküsü ve Türkiye’nin ilk sesli filmi İstanbul Sokaklarında gibi üretimleri de, onun sanat dünyasına yaptığı katkıların kapsamını gözler önüne seriyor.

Retrospektifin ilk versiyonu Berlin’deki çağdaş sanat müzesi Hamburger Bahnhof’ta 6 Aralık 2024–11 Mayıs 2025 tarihleri arasında sergilendi. İki kurum arasındaki işbirliği kapsamındaki “Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası” adlı sergi, sanatçının yaratıcı süreçlerine ve yaşamına odaklanırken ses kayıtları, görüntüler, efemera ve fotoğraflarla zenginleşen farklı bir versiyon olarak izleyiciyle buluşuyor.
“Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası” sergi kataloğunda; akademisyen, yazar ve tiyatro eleştirmeni Dikmen Gürün; akademisyen Ayşe Güngör; Hamburger Bahnhof Direktörü, küratör ve yazar Sam Bardaouil ile sanatçı Elif Uras’ın metinleri yer alıyor. Ayrıca, tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy ile serginin asistan küratörü Yazın Öztürk’ün gerçekleştirdiği söyleşi ile sergi küratörleri Deniz Pehlivaner ve Öykü Özsoy Sağnak’ın yazıları da katalogda bulunuyor.
“Semiha Berksoy: Singing in Full Color” sergisi (6 Aralık 2024 – 11 Mayıs 2025), ilk olarak Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart’ta sunuldu. Sergi, Sam Bardaouil ile Till Fellrath küratörlüğünde ve Emily Finkelstein ile Agnes Lammert’ın küratöryel asistanlığında bir operatik sahne olarak kurgulandı. İstanbul Modern’de ölçeği genişletilip yeni bir başlık ve küratöryel çerçeveyle ele alınan sergiyi müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak, küratörü Deniz Pehlivaner ve asistan küratörü Yazın Öztürk hazırladı.
