Soğuk bir Noel Armağanı – Levent Karataş

bana noel’de verdiğin lavanta sabununu henüz kullanmadım
ada sabahı kedilerle kahvaltı etmeden evvel verdiğin o soğuk armağanı
bisikletlere bakıp cılız güneşlere aldanmış çiçek dallarını fotoğrafladığımız günün ganimetiydi o üç lavanta sabunu hani

 

kabul etmiştim, yanlış ve yorgun bir geceydi
yorgunluk verdiğim için üzgün olduğumu da söyledim
sanıyorum büyük kabahatler bende hiç olmadı
açıkça kimseyi suçlamak da gereksiz

 

bir parantezle güldün gönderdiğin mesajda bugün
parantezden önce de iki nokta vardı gözü temsil eden
emoji kullanmamışsın ciddiydin anladım
yanıt bekliyorsun izdivaç sualine

 

akşam için üstünü değiştirmişsin
bir yeni dalga filminden fırlamış anarşist esas kadın gibi
krem rengi keten gömlek giymişsin
yakasında nakışları var ve hafif de bir dekoltesi
bembeyaz gerdanın çarpıyor gözlerime
ciddileştiğinde dudağının kırmızı ruju daha belirginleşiyor
gözlerindeki yeşil farı kara maskarayı
farketmediğimi sormamalısın
kulaklarındaki buz mavisi, turkuaz yeşili arası modern küpeyi de
saçlarını toplamışsın, tel tokanla tutturmuşsun kâkülünü

 

grotesk dekorlu bir gece kulübünü andıran odanda
pencereye yakın masanın başında tam bir leydisin
güldüğünde inci dişlerini görüyorum
arkanda mavi dip bir derinlik…
yüzünde kalbinden gelen derin bir tebessüm…
başını döndüren sihirli cümleyi biliyorum
göğüslerini uçlandıran arzulu cümleleri
şiiri seviyorsun ki bu bilgiye de vakıfım
hakiki imgeyi plastik imgeden ayırma yeteneğini

 

bir kez de hüsranla ben bekliyordum yanıtını
hayatı birlikte üretip tüketme teklifiyle
o zaman nehirler tersine bile akmıyordu
her şeyin içindeki hayat berbattı
bu kargaşada mutlu olamayacağımızı kibarca telefonun öbür ucundan anlatmıştın
bu ikimiz için de dünyanın en yıkıcı konuşmasıydı

 

günler geçmişti ki sen mütedeyyin oldun
bir ara saçını da örttün
ben bütün bu süreçte allah hidayet vermiş öngörüsüyle baktım sana
ama tanrı sendeki canlılığın hayatın ışığı olduğunu
ve şekilciliğin mübalağalığını
sadeleşerek saçını ışığını açman gerektiğini tembihledi sana

 

sen bunu kırgınlıkla anladın
kalbin kırıldı ama sonra tanrı’nın da kim olduğunu anladın
tanrı’yı kurallardan oluşmuş bir ritüeller bütünü zannediyordun
tanrı kalbine ben allah değilim tanrı’yım
güzelliğin kusurların değil kendini çirkinleştirme ışığını dünya güneşine çıkar
böylece bana ulaşırsın tembihiyle senin kalp kırıklığıyla karşıladığın göksel bilgiyi sana anlatıp seni ikna edinceye kadar…
bu tecrübe kendinle barışmanı sağladı

 

“hem bıçak hem yarayım” demiş baudelaire
bu seni anlatan bir özet
mutluluğu zaman zaman bulup
zaman zaman çöpe atıyoruz
nedenini ikimizin de bildiği bir içgüdü bu

 

uzattım
urla’da ev yapımı şarap içerken gravyer ağzımda
züppece sana yüzük takacağıma
senden tek bir şey istiyorum:
şairlerin çoğalması adına, bir çocuk doğur dünyaya…

 

Nisan 2025, Acıbadem

En Yeniler

AYM, Yavuz Ekinci’nin “Rüyası Bölünenler” Romanı İçin İhlal Kararı Verdi

Anayasa Mahkemesi, Yavuz Ekinci’nin “Rüyası Bölünenler” romanı hakkında verilen...

Sinan Özdemir’in Yeni Kitabı “Köpek Şapkalı Adam” 160. Kilometre Tarafından Yayımlandı

Sinan Özdemir’in yeni kitabı Köpek Şapkalı Adam - Novella...

Nevin Teyze’nin Ortanca Kızından Bilin – Serdar Yaşa

Eyüplü Kuru Vedat’a…   (Suç normal değildir ve normalleştirilemez. Ama gerçektir...

Ocean Vuong’la “Zaman Bir Anne” Üzerine

Bu yazı, Ocean Vuong’un 2022 yılında yayımlanan Zaman Bir...

Bedenin Sınırında: Eric Rohmer’in Claire’in Dizi Filminde Arzu ve Dokunulmazlık

Eric Rohmer'in 1970 tarihli filmi Le Genou de Claire...

Kiraz Ağacının Gölgesindeki Yas – Ceren Yakıcı

Haftalar sonra ilk kez adımladım bu sokakları... Gökyüzü, üzerimize...

Benzer İçerikler

Nalan’ın Boşluklarını Doldurmak – İnanç Avadit

Hava çok sıcak. Bir on gün daha sürecek diyorlar. İnsanlarla birlikte vapurdan indim, kimisi tanıdık, kimini ilk kez görüyorum. İnsanlar arasında bir insan olmak...

Son Söz – Zafer Yalçınpınar

yavaş yavaş hatırlayamayacağız ________tarihin büyük döngüsünü ve son bir kez -belki de ilk kez- dünya yenileyemeyecek kendini özünün son sözünü söylemeyerek ____tek bir âna dönüştürecek zaman _______toprağın çürümesini başlayacak sonrasız veya ufuksuz sessizliğinde ______geleceğin ____________ölümü çünkü akıl...

Bir Çürüğün Savunması – Kadir Erdem

Onlarca gırtlağın başdüşmanı azı dişlerimi Şimdi satılığa çıkartıyorum. Buna nasıl ve ne kadar sevinmeliyim? İçimde birbirinden farklı binbir delik Artık ben de Gönül rahatlığıyla üşütebiliyorum. Dişlerim hele bir zangırdasın karartılar etlerle...