EV
Medeniyete eğildikçe çatlıyor dudaklarım
Yine de birinin güzelliğini giydim,
Birinin gerdanını,
Birinin zarafetini,
Birinin anlamını.
Birinin beni,
Ben kalana kadar soyacağına inanamam.
Yine de birinin terliklerini giydim,
Bir eve girip beni de içine almasını bekledim.
ODA
Korkutmasın sizi her yerimden göründüğüm
Bir odadayız diye sizinle
Hiç durmadan ışıkları söndürdüm
Dudaklarım kararmasaydı buna da alışırdım.
Bir ruj giyerdim,
Çerçeveli bir fotoğrafın içinden yıllarca gülerdim.
YABAN
Bu bölümde sadece ısırıklar var
SOKAK
Burada düştüm.
Kalkmak için elimi uzattığımda
Bana kabuklarınızı lütfettiniz
İnanmam biri çıksın elini versin
Nereye doğru el uzatsam dilenmek bu olacak.
Yine de birinin kabuğunu giydim,
Dizlerimin kabul etmesini bekledim.
PARK
Sesimde çıngıraklar
Dudaklarımda taş tozu
Sadece bir kez çağırdım sizi,
Kimse gelmedi
Oyun bitti
LUNAPARK
Aynı eksende dönüp durmak aynı hatayı
Her seferinde daha büyük bir zarafetle yaparak
“Yankee Doodle went to toown,
Riiding on a poony,
Stuck a feather in his cap
And called it macaarooniii”
Bir jeton daha koydum
Bir jeton daha
Bir tane daha derken
Gözbebeklerine ışık vurdu
Bir de baktım,
Atlıkarıncamın gözü uzaklarda
Anlamını yitirdi karusel
Yine de birinin sevilebilirliğini giydim
Aynı eksende dönüp durdum
FANUS
Gluk
Gluk
Gluk
OLIMPOS
Kuyruğuma bastığınızdan beri hiçbir şeye inanamam
Siz en iyisi yeni bir mitoloji başlatın
Ben yine dişlerinizin arasında olmayı seçeyim
TAPINAK
Dua etmek yerine dişlerimi sıkarım
Çünkü biraz inanırım bir gün
Dişlerimin sevgisizliği kıracağına
DENİZ
Aşkım,
Kabuğundan kurtulan pupa gibi gevşiyorum
Suyun içindeki çığlık nereye kayboluyorsa işte oraya gidiyorum
Kendi isteğimle.
Suya renginin acısını vermedin
Beni bununla biçimle.
Dibe vururken bile sevimli kalmaya çalıştığımı,
Karnımdan yosunlar açtığımı
Sana hiç söylemedim.
Bu şiddeti blurla.