Sonsuzluktan Verilen Bir Selam – Beste Naz Karaca

gün ışığında yeterince bekletilmiş bir bardak suyu içerseniz güneşi tadabilirsiniz. bir çocukluk günlüğüne benzer.

ne dediğini anlamasak da ne yaşadığını anladığımız
paçalarındaki çamurun renginden
hangi ormanda kaybolduğunu kavradığımız
yabancılarla sarılı etrafımız.
artık beton ve metal kutularda değiliz,
etten ve kemikten kutulardayız kaçışsız.

bir insan daha görürsek yürüyen merdivenin sol tarafında,
bir insan daha ‘rica ederim’ diye yanıtlamaz bizi
veya ‘günaydın’ımızı havada asılı bırakırsa;
biri daha inceliğin ormanına kibrit çakarsa bırakacağız

gibi geliyor,
külliyen yalan.

dünyanın lülelerinde saklı güzelliği gören gözler bunlar,
bağlanmış yaban hayvanlarının feryadını rüyalarında duyan kulaklar
ve sevginin karahindiba tüyleriyle gıdıklanan tenler var.

omurgamızda atalarımızın çağlardır sakladığı sabır,
zamana aşinâ, zamana esir, zamana inanmayarak yürüyoruz.

kulunçlarımızda biriken öfkeyi sonsuzluktan verilen bir selamla kütletiyor zaman.

çünkü üstümüzden akar günler bazen
bazen biz akarız onların üstünden,,

 

En Yeniler

Handan Deniz Tinik’in İlk Şiir Kitabı “Düş Dişi” Yayımlandı

Handan Deniz Tinik’in, “Düş Dişi” isimli ilk şiir kitabı,...

İkilikler Arasında Bir Şiir Evreni: Erkut Tokman’la Solucanlar ve Rapunzel

Söyleşi: Azimet Avcu 1. Kitaba ismini veren ve tezat oluşturan...

Nasim Luczaj – Üç Şiir

  Çeviren: Zehra Güven Taos, New Mexico. 7 Mayıs 1929 Seni terk...

Ahmet Güntan’ın Yeni Romanı “Sarıldım Çiftliği” Yayımlandı

Sarıldım Çiftliği. Kitap Açıklaması Kabul edilmek artık umurumda değil. Yola...

Ekmek – İsmail Demir

kendi parmaklarımla vuruşturduğum tüm bira kapaklarına adın çıkıyor diye seviyor dedi...

Benzer İçerikler

Ekmek – İsmail Demir

kendi parmaklarımla vuruşturduğum tüm bira kapaklarına adın çıkıyor diye seviyor dedi birileri kainatta en son giyeceğim elbiseyi giydim soyundun kırmızı sırtını bıraktın dudağıma yarı m bugün başka kapıların eşiğinden aşağı düşüp...

Başla Başla Başla! – Fatih Erdem Kavak

“ve artık pek konuşmuyoruz” Edip Cansever 2. işte, yaşıyor dostum hem pek konuşmuyor hem daha gür çıkıyor sesi bir korkunun arkasına saklanıyor ondan alıyor yeni cesaretini sesi, okyanusları çalkalıyor bir çırpıda çünkü biliyor herkes...