Nihat Özdal’dan “L’Eclisse” Üzerine Şiirsel Bir Düşünme Denemesi

Nihat Özdal’dan sinema, sessizlik ve bakış üzerine şiirsel bir düşünme pratiği

Michelangelo Antonioni’nin başyapıtı L’Eclisse (Batan Güneş) ile başlayan bir okuma, izleme ve yazma serüveni, Nihat Özdal’ın yeni kitabında edebiyat ile sinemanın kesişiminde benzersiz bir forma dönüşüyor. Simurg Art Yayınları etiketiyle yayımlanan eser; zaman, bakış, boşluk, sessizlik ve iletişimsizlik üzerine katmanlı bir düşünme denemesi.

Kitabın yazım süreci, Onat Kutlar’ın Sinema Bir Şenliktir adlı kitabında yer alan L’Eclisse metninin okunmasıyla başlıyor. Ancak Özdal’ın yaklaşımı klasik bir film incelemesinden bilinçli olarak uzak duruyor: Metnin önemli bir bölümü, filmi izlemeden kaleme alınıyor. Bu tercih, kitabın en özgün yönlerinden birini oluşturuyor. Yazı, önce hayal gücünde doğuyor; görüntü ise sonradan geliyor ve metni yeniden düzenlemeye davet ediyor. Bu geriye dönüşte bazı bölümler yer değiştiriyor, bazı boşluklar ise özellikle korunuyor. Böylece kitap, tamamlanmış bir yorumdan çok, devam eden bir düşünme sürecine dönüşüyor.

Antonioni’nin sinemasındaki sessizlik, yabancılaşma ve modern insanın görünmez yalnızlığı, Özdal’ın metninde şiirsel bir duyarlıkla karşılık buluyor.

1962 yapımı L’Eclisse, İtalya–Fransa ortak yapımı bir psikolojik dram olarak Antonioni’nin “İletişimsizlik Üçlemesi”nin üçüncü halkası kabul edilir. Alain Delon ve Monica Vitti’nin oynadığı film, modern dünyada ilişkilerin kırılganlığını ve dilin yetersizliğini sinema diliyle görünür kılar. Özdal’ın kitabı ise bu kırılganlığı yazının alanına taşıyor.

Şair, küratör ve koku sanatçısı kimlikleriyle tanınan Nihat Özdal, sinema ile edebiyat arasında geçirgen bir alan açıyor. Önceki çalışmalarında mimari, doğa, koku ve hafıza üzerine derinlikli metinler üreten Özdal, bu kitabında bakışı merkeze alıyor: Görmek ne demektir? İzlemek ne zaman bir karşılaşmaya dönüşür? Sessizlik nasıl bir dil yaratır?

Simurg Art Yayınları, çağdaş düşünce, sanat ve edebiyat arasında köprü kuran seçkin kataloğuna bu kitapla yeni bir halka ekliyor. L’Eclisse filmi ile konuşarak yazılmış bu eser, hem sinema tutkunları hem de modern edebiyat okurları için sıra dışı bir keşif alanı sunuyor.

En Yeniler

Cemre N. Karain’in Ardında Bıraktığı İki Eser Okurlarla Buluştu

Cemre N. Karain'in vefatından sonra geride bıraktığı iki dosya...

Babamın Yattığı Kabristanın Adını Yanlış Biliyorum – İlker Hepkan

nereden çıkacağın belli olmuyor beyazperdede anlayışlı bir karakterin düşünceli bakışlarında bir...

Ahmet Telli’nin “Karda İzler” Şiirine Not

Bu metinde Agamben’in “Çağdaş Nedir” makalesinden yola çıkarak, Ahmet...

Ali Abdollahi – İnziva Hatırası

Sağ ayakkabım izne çıktı Halen ne dört ayaklıyım ne de...

Üçüncü Perşembeler – İlda Sorel

Doktor bana bunun “küçük bir prosedür” olduğunu söylediğinde, yüzündeki...

Kirazın Tadı: Israr Etme Kardeşim Öldüm De Geldim!

Galaksinin en güzel kirazını sabahın beşinde ağzına atıp merdivenin...

Benzer İçerikler

Buluntu’nun Temmuz-Ağustos, 11. Sayısı Çıktı

Basın Bülteninden: Buluntu’nun Temmuz-Ağustos 2026 sayısını okurlarla buluşturduk. Yolculuğumuzun temelinde sanatın özgür ve bağımsız ruhunu korumak yatıyor. Bu nedenle değerlendirme sürecinde eşine az rastlanır bir...

Buzdokuz’un 31. Sayısı “Kayıp Şairlerin İzinde” Dosyasıyla Yayımlandı

Basın Bülteninden Buzdokuz Şiir Teori Eleştiri dergisinin Temmuz-Ağustos-Eylül 2026 sayısı, Hayriye Ünal'ın "Kaybolmayan: Özyaşamdan Doğan Kimlik" başlıklı yazısıyla açılıyor. Altıncı yılını bu sayıyla tamamlayan Buzdokuz,...

Burak Yılmaz’ın İlk Romanı “Yitik Yansımalar” Lando Yayınları Tarafından Yayımlandı

Basın Bülteninden: Bazı yolculuklar insanı uzaklara götürmez; insanın kendi içine doğru yaptığı sessiz bir yürüyüştür. Kimi zaman bir şehirden kaçmak, kimi zaman geçmişin izlerini takip...