“Ben sağır oldum, yeter mi?
Duymadım yakanıza gül taktığınız günleri…”
Hüseyin Peker’in yeni şiir kitabı Yakanıza Gül, okuru yaşamın inceliklerine, kayıp hislerin karanlık odalarına ve iç hesaplaşmanın sessiz koridorlarına davet ediyor. Peker, yıllar boyunca Türk şiirinin içinden geçtiği toplumsal ve bireysel kırılmalarla hem kendi iç sesiyle hem de şiir geleneğimizle derin bir diyalog kurdu; bu diyalog şimdi bu yeni yapıtıyla yeniden yankı buluyor.
29 Mayıs 1946’da İzmir’de doğan Hüseyin Peker, uzun soluklu şiir serüveninde Behçet Necatigil, Melih Cevdet Anday ve Arkadaş Zekai Özger gibi önemli ödüllere layık görülen bir şair olarak tanınıyor. Şiir dünyasında dergilerde yayımlanan ilk dizelerinden başlayarak şiir ödülleriyle taçlanan şiirleri, Türk edebiyatının önemli seslerinden biri haline gelmesini sağladı. İlk kitabı İnsan Arkadaşınındır ile Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü’nü kazanmasının ardından birçok eserle dikkat çekti.
Yayınevinden çıkan Yakanıza Gül, 2026 Şubat’ında okuyucuya ulaştı ve yaklaşık 80 sayfa boyunca okuru sözün sıcaklığı ile duyguların sarsıcı gerçekliği arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın dizelerinde, “kibrit çöpü yaktım içimde kalana / duvara ismimi yazdım…” gibi imgelerle bireyin kendi tarihini, yalnızlığını ve dünyayla ilişkisinin kırılganlığını şiirsel dille yeniden kurduğu görülebilir. Bu satırlar, okuru hem kişisel hem toplumsal anların izlerini sürmeye çağırıyor.
Peker’in dili, yalın gibi görünen ama okundukça derinleşen, görünenle görünmeyen arasındaki incelikleri sezdiren bir anlatım taşıyor. Yakanıza Gül, hem şiir geleneğimizle kurduğu köprü hem de bireyin iç sesine yönelttiği cesur bakışla, okurun zihninde uzun süre çınlayacak dizeler sunuyor.