Dört Ayaklı Ağıt – Nihat Özdal

 

 

                                                                              Sütlaç için,

 

 

Bir denizin kenarında koşmaktan yoruldun
koşun seni yendi bugün
geriye yolun ölümünü bıraktın.

Artık acele etmediğin bir yerdesin.

Koşuna ayak uydurmak zorunda kaldığını hissettiğin
bir dünya da yok artık.
Sana hala yetişmek zorunda hissediyorum.

Kapı yapmakta usta olsaydım, geçişlerle telafi ederdim belki.
Yolda konuşacağı biri olmayanlar dalar, hava soğuk.

Eşikte kimse yok,
bekleyen biri yoksa ne anlamı var bahçenin.

Bahçeye çıkmanın, erikleri toplamanın, dalları budamanın,
kemiklerin, tasmaların ne anlamı var…

Artık çağıramayacak mıyım seni?

Ağırlığının yere değmesinden bu kadar korkarken,
kendi düşmemi ne kadar ertelerim?

Neye devam etmek zorundayım, bu kadar kolaysa ayrılmak?

Bir köpekle geçen bir kısmı mutlu hayatım bugün bitti.

 

                                                                                       22.12.2025

 

 

 

 

 

En Yeniler

Yağmuru Bekleme – Muhammed Alper Şenel

Bazen uçak moduna alınmış bilgisayar gibi. Bazen uçamayan tavuk, Bazen çocuğu...

Utku Yeşilöz’ün Yeni Şiir Kitabı Cedel Yayımlandı

Türkiye çağdaş şiir sahnesi, Lando Yayınları tarafından yayımlanan yeni...

Gökhan Yılmaz ile “Tüm Müdahalelere Rağmen” ve Yazmak Üzerine

İstanbul doğumlu Gökhan Yılmaz, MSGSÜ Türk Dili ve Edebiyatı...

Nutk – Serdar Solkun

münir’e, özceylan’a, medo’ya, duvarlara! milyon yıl önce taşın taşa vurma...

Ahmet Ali Arslan ile Son Albümü Manastır Üzerine Söyleşi – Vol:1

Ahmet Ali Arslan, Türkiye alternatif müzik sahnesinde türler ve...

Hüseyin Peker’in Yeni Şiir Kitabı “Yakanıza Gül” Yayımlandı

“Ben sağır oldum, yeter mi? Duymadım yakanıza gül taktığınız günleri…” Hüseyin...

Benzer İçerikler

Nutk – Serdar Solkun

münir’e, özceylan’a, medo’ya, duvarlara! milyon yıl önce taşın taşa vurma sesi bugünün sesinde çekip giden bir kıyı uğulduyor çıplak çöküp kalkmıyor pusu köşelerde bekliyor tekliğimiz çok yağmurlu gece tin...

New York Çatıları – İlker Hepkan

ud seslerini sirenlere değiştirdiğimi hatırlatmazsa olmaz filmlerde anlatmazlar bunu. karın yağmaktan usanmadığı sabahlar ve nemin uyutmadığı akşamlar hepsine tepeden bakmak lazım, alışılmıyor yoksa. buraya kadar geldin ha hareket etmeden durabildiğin...

Ölüm Kere Dirim – Betül Aydın

nüksetti kıvrım sağolsun dip sallatısı yüze yurduk çoğu çoluğu muz yiyemeden nurtop toprağa düzedurduk. muzmu eklentik, kabus travma tertemiz kalabilen insanların ruhuna FATİH HA? bunca zaman ektik biçemeden...