Arthur Teboul – Yabancı

Çeviren: Melih Bera Ermiş

hiçbir şey yaşamak kadar emniyetsiz değildir
hiçbir şey varoluş kadar geçici
biraz eriyiştir bu, kırağı için
ve bir ılıklaşmadır rüzgarda

bir gün sınırdan geçersin
nerden gelirsin? ama nereye gidersin ki?
yarın neye yarar neye yarar dün
kalp değişir kederle
hepten kafiyesiz ne de affı mümkün

vardım, vardım
yabancı olduğum yere
vardım, vardım
yabancı olduğum yere

zamanın üstünde gezdir parmağını
gözlerinin çocukluğuna dokun
daha iyidir loş bırakmak lambaları
uzadıkça gece daha iyidir bize

güzel bir gündür bu yaşlanan
ağaçlar sonbaharda güzeldir
e peki çocuk?
bakıyorum kendime, şaşıyorum
bu meçhul yolcuya
yüzüne ve çıplak ayaklarına

vardım, vardım
yabancı olduğum yere
vardım, vardım
yabancı olduğum yere

şu yaşlanmak uzun mevzu, en nihayetinde.
kum parmaklarımızın arasına sızıyor
yükselen soğuk bir su gibi
büyüyen bir utanç gibi
uzun mevzu insan olmak, bir şey olmak
her şeyden vazgeçmek de
hissediyor musun metafmorfozları
gerçekleşen içimizde?
yavaşça bükülmesi dizin

vardım, vardım
vardım, vardım
vardım, vardım
vardım, vardım

inceden inceye sessizleşiyosun
ama hala yeteri kadar çabuk değil
benzemezliğini hissetmemek için
ve eski senin üzerine
içinden tozlar düşüyor
eski senin üzerine
tozlar
tozlar…

vardım vardım
vardım vardım
vardım vardım
vardım vardım

ah hazin deniz, ah derin deniz
gelgitlerin saat kaçtadır?
kaç yıl sürer kaç saniye
ruhuna, vazgeçmiş bir insanın

En Yeniler

Yersizlik Ağıtı – İçim Özdemir

EV   Medeniyete eğildikçe çatlıyor dudaklarım Yine de birinin güzelliğini giydim, Birinin gerdanını, Birinin...

Orhan Pamuk’un Unutulmaz Romanı Netflix Dizisi Oldu: Masumiyet Müzesi’nden İlk Tanıtım

Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk’un çağdaş edebiyatın kilometre...

Buzdokuz Dergisi’nin 29. Sayısı “Topolojik Eleştiri” Dosyasıyla Yayınlandı

Buzdokuz yeni yıla 29. sayısıyla merhaba dedi.Dergi yeni yılda...

Ahır – Elgün Ağayev

Zannediyordu ki bu gün olmasa, bunu bir daha hiçbir...

Arkadaş Zekai Şiir ödülü Başvuruları Başladı

1996’dan beri düzenlenen ve bugüne kadar Gazanfer Eryüksel-Yücelay Sal (1996),...

Benzer İçerikler

Cristina Gutiérrez Leal – Bir Duvara Çarpıp Patlayan Denizi Bilirim

Çeviren: Nil Gürel Arostegui Bir duvara çarpıp patlayan denizi bilirimkabarması fazla olduğunda beni nasıl korkuttuğunusuları soğuduğunda ve bunun imkânsızlaştığını.Köprülerde dirseklenmiş iyi insanları bilirim bakışlarının billurluğunu seyrederim,...

Ezra Pound – Kanto 2

Çeviren: Tugay Kaban Yeter artık, Robert Browning, olsa olsa tek bir ‘Sordello’ olabilir ancak. Lâkin Sordello, peki ya benim Sordellom? İşte Sordello, Mantualı olandı. So-shu denizi çalkaladı. Kayalıkları yıkayan köpüklerin...

Hallâc-ı Mansûr Şöyle Dedi

Çeviren: Mehmet Taner Sevgilim alçak bir ihtiradır Ondan korktuğun ve de onu arzuladığın sürece o mevcuttur Ona ihtiyaç duyduğun sürece mevcuttur Şayet ona kızarsan birden yok olur Vallahi sevgili...