Merve Gülçin Koçakoğlu
dolaplar dolusu giysi içimde.
hepsi katlanmak üzere bekliyor sanki.
ben yağmuru bekliyorum her şeyi asabilmek için.
sözcüklerimi sevmezsen benden bana bir ben olarak ne kalır? bendeki seviyor oluşunun benimle ilgisi o kadar azalır ki, benim canım sendeki benim canım az kalır
kimse nereye koyulacağına razı değil,
bu yer en birilerinin başının üstü olsa dahi.
çok ya da az bir yerleşememe
yerinin yer olmayışı
Ve ben ruhumu kendi içine katlıyorum
hep mi bir kolun ve bacağın odanın dışında bekliyorsun?
yeryüzündeki bütün dalgalardan aşınmış taşlar adına
kendimi 25.kattan aşağıya bırakıyorum
yaşım kadar kat düşebilirim
senin yarı gövdenden 22 kat düşüp
üç yaşında bir kız çocuğu olarak en baştan başladığım
,evet bu da hep doğru ki bu erimeyen buzlara sarılmak gibidir,
üşütmesin diye canımı içime çok giysiler giyiyorum
hoş isimleri düşünüyorum
meyve sinekleri
bir rüzgar gelir ve meyvelerini alır onlardan herkes şaşırsın diye,
sırf herkes şaşırsın diye yapılır bazı büyüler.
ki gözlerimiz bizden çok başkasına bakmak ister.
kelimelerin yanlış yazılışı yanlış yapılmış büyüler gibidirler
anlamlarına değmeden yazanı kendine çeviren.