Cenk Gündoğdu’nan Yeni Şiir Kitabı Bir Yaz Günü Ölmek Edebi Şeyler Etiketiyle Yayımlandı
Issız ve Harap adlı şiir kitaplarıyla çağdaş Türk şiirinde kendine özgü bir yer edinen şair, yazar ve editör Cenk Gündoğdu, yeni şiir kitabı Bir Yaz Günü Ölmek ile okur karşısına çıktı. Kitap, Edebi Şeyler Yayınları etiketiyle yayımlandı.
1976 yılında Ankara’da doğan Cenk Gündoğdu, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı mezunudur. Şiirin yanı sıra tiyatro alanında da üretimlerde bulunan Gündoğdu, uzun yıllardır çağdaş Türk şiiri üzerine yürüttüğü editoryal ve eleştirel çalışmalarıyla tanınmaktadır. 2001 yılında kurduğu Üç Nokta edebiyat dergisinin kurucu editörü olan şair, ayrıca Şeref Bilsel ile birlikte uzun yıllar Şiir Defteri yıllıklarını hazırlayarak 2000 sonrası Türk şiirinin önemli hafıza çalışmalarından birine imza attı. 2016 yılında yayımladığı 2000’ler Şiiri Antolojisi ise yeni kuşak şiiri merkeze alan seçkisi ve ortaya koyduğu tartışmalarla geniş yankı uyandırdı. İlk kitabı Issız ile Arkadaş Zekai Özger ve Metin Altıok Şiir Ödülleri’ne, ikinci kitabı Harap ile ise Dağlarca Şiir Ödülü’ne değer görülen Gündoğdu, günümüz Türk şiirinin dikkat çeken isimleri arasında yer alıyor.
Bir Yaz Günü Ölmek, “Köprü” ve “Yaz Kapısı” başlıklı iki bölümden oluşuyor. Kitapta daha önce herhangi bir yerde yayımlanmamış iki uzun nehir şiir yer alıyor. Birbiriyle sürekli konuşan ve birbirini tamamlayan bu iki şiirin merkezinde ise ölüm düşüncesi bulunuyor.
“Yazda kalanlara sonsuzlukla bir” ithafıyla açılan kitap, Cenk Gündoğdu’nun şiirinde yeni bir eşiğe işaret ediyor. Şair, ölümü ne yalnızca metafizik bir bilinmezlik ne de geleneksel kabullerin sınırları içinde ele alıyor. İnsanın sonlu varoluşundan hareket ederek sonsuzluk fikrine yönelen şiirler, sorgulayan, sürekli soru üreten bir zihnin izini sürüyor. Böylece ölüm, kitabın yalnızca teması değil; dili, ritmi ve düşünceyi belirleyen temel atmosferi hâline geliyor.
Modern Türk şiirinde Yahya Kemal Beyatlı’dan Nâzım Hikmet’e, Ahmet Hâşim’den Ziya Osman Saba’ya, Cahit Sıtkı Tarancı’dan Ahmet Muhip Dıranas’a kadar pek çok şairin farklı biçimlerde ele aldığı ölüm izleği, Bir Yaz Günü Ölmek‘te çağdaş bir duyarlık ve yeni şiirsel olanaklarla yeniden yorumlanıyor. Kitap boyunca kutsal metinler, tasavvuf, varlık ve hiçlik düşüncesi, fanilik, felsefi sorgulamalar ve gündelik yaşam deneyimi aynı şiir evreninde buluşuyor. Eski metinlerle zaman zaman hesaplaşan, zaman zaman onları selamlayan bu şiirler, geçmiş şiir birikimiyle canlı bir diyalog kuruyor.
Şairin yeni kitabından dikkat çeken bir bölüm ise şöyle:
gün kuzeyde bitiyordu
deniz adamı yüzdü
adam
hiç bilmediği bir hayatın içinde
eti kemiği sıyrılmış
bizden bir çeyrek mil uzakta denizin dibinde
ölmeye devam ediyordu
deniz geceye karışıyordu
denizciler suyun üstünde enlem ve boylam hesabında
bu ölümle
adam hepimize bir ses bağışladı
bu şiirde devam eden o atonal ses
şimdi kimin hafızasında
bakalım nasıl sürecek?
— gidip bakalım…
Ölüme gidilen ve ölümden dönülmeye çalışılan bir şiir yolculuğu sunan Bir Yaz Günü Ölmek, Cenk Gündoğdu’nun şimdiye kadarki şiir serüveninde hem biçimsel hem de düşünsel açıdan yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor.