Sebastiano Grasso – Duvarlarda

Çeviren: Erkut Tokman

Yıllardır beyaz sayfaların üstünde
olduğu gibi; işte senin ismin duvarlarda,
bir hengâme, yüzünün gerisinde dörtnala,
bacakların beni sımsıkı sararken, sekste.
Ateş kalıcı görünen tozu yerle bir ediyor.
Tozu rüyadan koparmak için bir nefes yeterli.
Bir kral gibi giyiniyorum;
erguvan rengi ve altın, rüyalarımı işgal ediyor
ve alacakaranlığın kelebekleri
hezâren çiçeği üzerinde salınıyorlar.
Bir anda hatıra yaşlanıyor, sarayın gözcüsü ve
soytarısı, eski zaferlerin ve önerilecek
yeni yolların izlerini arıyorlar,
ama kor ve tuz aylardır renksizleşen hatıraları yakıyor,
geriye çekilen gelgit, onları uzaklara taşıyor.

 


Sebastiano Grasso, İtalyan şair, yazar, gazeteci ve edebiyat çevirmenidir. 24 Kasım 1947’de Sicilya’da doğmuştur ve İtalya’nın önemli çağdaş şiir isimlerinden biri olarak kabul edilir. Kültür ve sanat alanında geniş bir üretkenliğe sahip olan Grasso’nun şiirleri hem İtalya’da hem de uluslararası arenada yankı bulmuştur. Eğitimini tamamladıktan sonra bir süre İtalyan edebiyatı dersleri vermiş, 1970’te Catania’daki Giannotta yayınevinde “Mondo” adlı yabancı edebiyat koleksiyonunu yönetti ve birçok önemli şiir/dünya edebiyatı yazarını İtalyancaya kazandırmıştır. 1971’den itibaren Milano’ya taşınmış, Corriere della Sera gazetesinde sanat sayfası sorumlusu ve özel muhabir olarak çalışmıştır. Ayrıca İtalyan PEN Kulübü’nün başkanlığını yapmıştır.

Grasso’nun şiirleri genellikle aşk ve erotik temaları işler; eserleri İspanya, Rusya, Polonya, Fransa, İsveç, Türkiye, İngiltere ve Makedonya gibi ülkelere çevrilmiştir. Edebî üretimi yirmiyi aşkın şiir kitabı içermektedir; önemli eserleri arasında Orizzonti lontani, Poesie fuori stagione, Il tuo pube nero befferà la morte, Sul monte di Venere ve Il talco sotto le ballerine sayılabilir.


Erkut Tokman, 2017 yılında Komşu Yayınları’nın Yasakmeyve şiir dizisinden çift dilli olarak yayımlanan, İtalyan şair ve sanat eleştirmeni Sebastiano Grasso’dan çevirdiği “Tu, in agguato sotto la palpebre” (Gözbebeklerindeki Pusuda, Sen) adlı kitabıyla, İtalya Kültür Bakanlığı tarafından verilen Uluslararası Çeviri Ödülü’ne layık görüldü. Duvarlarda şiiri bu kitapta yer almaktadır.

Söz konusu ödül, Türkiye’den bir çevirmene ilk kez verilmişti. Dünyada en önemli dört çeviri ödülü arasında gösterilen bu ödülü almak üzere yeni yılın ilk aylarında Roma’ya giden şair, mühendis ve çevirmen Erkut Tokman, ödülün İtalyan edebiyatı ve özellikle İtalyan şiiriyle uzun yıllara yayılan ilişkisinin bir sonucu olduğunu belirtmiş; ayrıca bu başarının, bu dilden çeviri yapanlar için bir örnek ve teşvik oluşturmasını temenni ettiğini ifade etmişti.

 

En Yeniler

Kısa Yazabilmek: Arife Kalender Şiiri Üzerine – Gazi Giray Günaydın

Arife Kalender şiiri üzerine bile isteye yazmak istiyorum. Çünki...

Cemal Süreya’dan Küçük Dergiler Üzerine: “Edebiyatın Yeraltı Haritası”

Son yarım yüzyıl içinde, özellikle de 1940'lardan bu yana...

Yersizlik Ağıtı – İçim Özdemir

EV   Medeniyete eğildikçe çatlıyor dudaklarım Yine de birinin güzelliğini giydim, Birinin gerdanını, Birinin...

Orhan Pamuk’un Unutulmaz Romanı Netflix Dizisi Oldu: Masumiyet Müzesi’nden İlk Tanıtım

Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk’un çağdaş edebiyatın kilometre...

Buzdokuz Dergisi’nin 29. Sayısı “Topolojik Eleştiri” Dosyasıyla Yayınlandı

Buzdokuz yeni yıla 29. sayısıyla merhaba dedi.Dergi yeni yılda...

Benzer İçerikler

Cristina Gutiérrez Leal – Bir Duvara Çarpıp Patlayan Denizi Bilirim

Çeviren: Nil Gürel Arostegui Bir duvara çarpıp patlayan denizi bilirimkabarması fazla olduğunda beni nasıl korkuttuğunusuları soğuduğunda ve bunun imkânsızlaştığını.Köprülerde dirseklenmiş iyi insanları bilirim bakışlarının billurluğunu seyrederim,...

Ezra Pound – Kanto 2

Çeviren: Tugay Kaban Yeter artık, Robert Browning, olsa olsa tek bir ‘Sordello’ olabilir ancak. Lâkin Sordello, peki ya benim Sordellom? İşte Sordello, Mantualı olandı. So-shu denizi çalkaladı. Kayalıkları yıkayan köpüklerin...

Arthur Teboul – Yabancı

Çeviren: Melih Bera Ermiş hiçbir şey yaşamak kadar emniyetsiz değildir hiçbir şey varoluş kadar geçici biraz eriyiştir bu, kırağı için ve bir ılıklaşmadır rüzgarda bir gün sınırdan geçersin nerden gelirsin?...