Arşivlen: yahut – Kadir Çakır

ipliklerin ucundan tanın-
efil bir madalyon, göğsün tam ortasından
yaşaman gerek denilen an daha çok
başını çeviremediğin gökyüzü seninmiş gibi yapabilmek
ile
ilgili

tamam
doluyorum
her şeye / boğum boğum grileşen şovalye için hoşgeldin partisi
ek ——- dijital bir kreşendo + değişim
ölümün ortasına dair verandalar solosu
daima: bir lağım içinde uyuşup kalınan
kasksız, korumasız, yönsüz
başlangıçta göze görünür bir urdum
sonra avuca sığıntı bir kabuk
hiçbir şey süratli olandan daha acı değil
sonuç alana dek gizil kal
öze dair tahammülden başka dilek yok
magnum opus oluşana kadar

|iç
karara birkaç gün. inziva. gönye-kırık
nehir yüzeyine saygı. biri kendini suya asıyor
&
gidiş için irili ufaklı birden çok mantra
iliğe sarılı, çürük tül fileleri içinde

tamam
dökülüyor. çirkin kol- çirkin göz-
western
ecartelement

lalezar, hata, ay ışığı, neon mermer|
görünmeyene eşlik zor, ağaç olmak da öyle
tersine soluyan şalala hiç olmadığı kadar esnek
kovulduğun obruk da kaldığın yer de aynı
neredeyse doğacak güneşin yanağından
kör iğneye doğru kırgın ve yarım düş

olmadığım bahçede her çimen yemyeşil

En Yeniler

Başı Boş Dergi: Edebiyatın Yeni ve Genç Damarı

Başı Boş Dergi, ilk sayısında modern insanın ruhuna çöken...

Sorularını Yanıtlayacağız Ayini – Gönül Demircioğlu

Kalkmayan cenaze benim. En kısa zaman bükücüsü. Kasnağım gergin,...

Handan Deniz Tinik’in İlk Şiir Kitabı “Düş Dişi” Yayımlandı

Handan Deniz Tinik’in, “Düş Dişi” isimli ilk şiir kitabı,...

İkilikler Arasında Bir Şiir Evreni: Erkut Tokman’la Solucanlar ve Rapunzel

Söyleşi: Azimet Avcu 1. Kitaba ismini veren ve tezat oluşturan...

Nasim Luczaj – Üç Şiir

  Çeviren: Zehra Güven Taos, New Mexico. 7 Mayıs 1929 Seni terk...

Benzer İçerikler

Ekmek – İsmail Demir

kendi parmaklarımla vuruşturduğum tüm bira kapaklarına adın çıkıyor diye seviyor dedi birileri kainatta en son giyeceğim elbiseyi giydim soyundun kırmızı sırtını bıraktın dudağıma yarı m bugün başka kapıların eşiğinden aşağı düşüp...

Başla Başla Başla! – Fatih Erdem Kavak

“ve artık pek konuşmuyoruz” Edip Cansever 2. işte, yaşıyor dostum hem pek konuşmuyor hem daha gür çıkıyor sesi bir korkunun arkasına saklanıyor ondan alıyor yeni cesaretini sesi, okyanusları çalkalıyor bir çırpıda çünkü biliyor herkes...